Dövizlerin yükselmesi kârımıza

   Dövizlerin yükselmesi kârımıza

Gazetemizin ekonomi yazarları Baş Denetçi Adil Kılıçarslan ile SMMM/Ekonomist Sercan Gölcü Türkiye ekonomisini, Dövizdeki dalgalanmaları değerlendirdi. Uzmanlar, “Dövizlerin yükselmesi kârımızadır! Eğer üretiyorsak ürünlerimiz dünya piyasasında pazar bulur, işsizimiz kalmaz, yeni yatırım yapılır.  Devlet vergi tahsilatını para ile değil ürün ile gerçekleştirse!

İşverende işçi de geleceğe güvenle bakar ve şevkle üretirler ve rahata ereriz!” diyor 

Sercan Gölcü, “Dövizinizi bozdurmayın. Bozulabilecek ürünler hariç stoklarınızı azaltmayın. Kampanya yapın satış yapın lakin sattığınız ürünün hammaddesini öncelikle alın. Bu elzem konudur” uyarısında bulunurken, Baş Denetçi Adil Kılıçarslan ise, “Hep söylerim yerli para bağımsızlığın gücüdür. Sömürgelerin kendi parası olsa da sömürge halkı, sömürenin parasına kul köle olurlar.  Paramızın değerinin düşmesinin kök sebebi, üretimimizin kur hastalığı yüzünden düşmesi, üretimimizi dünya ölçekli yapmamamız, TL’nin özgürlüğümüz olduğunu unutmamız” diye konuştu. 

2020 yılı Türkiye ekonomisi nasıl geçti?

Sercan Gölcü: 

Ülkemizde Sokakta ekonomi ile ilgisi olmayanların kandırılması çok kolay olması bir gerçektir... Ekonomi ile ilgisi olmayan derken hepimizin ekonomi ile ilgisi var. Teknik açıdan kastediyorum… Bilgi kandırılmanın önündeki en büyük engeldir. Eğer bir insan bilgili olursa finansal olarak bir şeyin mantıklı olup olmadığını anlar. Eğer bir insan bilgili olursa kazıklanmaz. Eğer bir insan bilgili olursa saadet zincirine para kaptırmaz, eğer bir insan bilgili olursa ülkenin durumunu gerçekten ne olduğunu daha iyi anlayabilir.

 

2020 yılında bütün finansal enstrümanlar (dolar, euro, altın vs ) arttı.

2020 yılında enflasyon %14.6 olarak olarak gerçekleşirken politika faizi % 17… Ama gıda enflasyonu %28… !!!

Düşük ve orta gelirli 120 ülke arasında Türkiye, 2020 yılı sonundaki 421.8 milyar dolarlık dış borçla en çok dış borcu olan 6. ülke durumunda…

2020 yılında TÜİK her ne kadar 4 milyona işsiz var dese de gizli işsizlik ve kayıt dışı işsizlik4 milyona eklenince ülkemizde 10 milyona yakın işsiz var. İşten çıkarma yasağına rağmen!

2020 yılında sosyal medyanın da etkisiyle patronu belli olmayan, merkez bankası mevcut olmayan, altın gibi değerli maden olmayan, yasal güvencesi olmayan, kayıt altına alınmayan ve birgün saadet zinciri gibi kaybolma tehlikesi olabilecek kripto paraları kullanmaya başladı…

 Adil Kılıçaslan: 

Her grup 2020 ‘yi kendi felsefesi ile değerlendirdi.

  • Yıl boyunca dış borç ödemek için tahakkuk eden vergilerin karşılığı döviz miktarı azalmasın diye kur ayarlamakla uğraştı Devlet.
  • Kurları durduramazlar döviz biriktirelim kazanalım, döviz toplayım diye düşündü Zenginler.
  • Kripto para hem döviz hem de fiyat yükseliyor ohhh diye coştu Borsacı.
  • Krizi nasıl fırsata çeviririm, hangi mala para yatırayım da stoklayım dedi Fırsatçı.
  • Döviz borçlarını ödeyebilmek için bitmiş ürüne çevirerek stok boşalttı Üretici.
  • Vurgun yılı, bereket yılı çığlıkları attı Tefeci.
  • Ne olacak ekonominin hali, geliri olmayan insanlar ne yer, ne içer diye düşündü Entelektüel.
  • Allah’a yakarmakla, yaşadığına şükretmekle geçirdi günleri Fakir/Sanatçı/İşsiz.

Her gecenin sabahı vardır. Sabaha emekle, dürüstlükle, inançla çalışanlara güneş doğacak.

Yeter ki birlik olsunlar, yol haritaları olsun.

Nasıl çocuğunuz harçlık istediğinde önceki harçlıkla ne aldığını soruyorsak, bol para vererek şımartmıyorsak. Halkımız adına yönetim denetimi yapan Sayıştay, kamunun harcamalarını kontrol etsin, öyle kudret benim demesin, ülkeyi var eden halkın parasıyla ayakta kalıyor, paraların harcama şeklini göstersin.

Dövizdeki dalgalanmaları nasıl değerlendirirsiniz?

Sercan Gölcü: 

Devlet işleyişinde reformlar, AB ve ABD’nin sistemini düzenle seçeneği yoksa ambargo gelecek sözleriyle yönetenlerin ve yöneticilerin paçası tutuştu.

Ülke olarak hem içerde hem dışarıda durumu kurtarmanın son fırsatındayız aslında…

 

Elinde döviz olan halk ise; AB ve ABD’deki siyasal gelişmelerde ambargo sinyalini aldıkları için fiyatlar yükselecek beklentisi ile ihtiyaç olacak gıda malzemelerini stoklamak, döviz artsa fiyatlar artacak, döviz düşse enflasyonla fiyatları artacak düşüncesindeler. Biriktirdikleri dövizi fırsat yakalamak için kullanıyor ve kolluyorlar.

 

Sanayici metal borsası (Londra Metal Borsası-London Metal Exchange-LME) takip eder. Metal borsası fiyatları artınca maliyet artar,ve söz konusu ilgili fiyatlarına zam yaparlar.

Dünyada (Ülkemizde değil) üretim azalırsa metal fiyatları düşer, fiyatlar düşmez sabit kalır.

Sanayici metal fiyatlarına göre ürün alır veya fiyat belirler. Bu durum üretim hacminin esasını oluşturur.

 

Yani bu teknik açıklamadan sonra şunları söyleyebilirim.

Dövizinizi bozdurmayın. Bozulabilecek ürünler hariç stoklarınızı azaltmayın.

Kampanya yapın satış yapın lakin sattığınız ürünün hammaddesini öncelikle alın. Bu elzem konudur.

Döviz artışının belli bir oranı, borsa artışı gibi sürü psikolojisinin eseridir.

Üreten biziz, harcayan devlet.

Ürettiğimiz zaman masraf kaydıyla gider oluşur ödenecek vergi oluşmaz.

Bozulmayan ürünlerin üretimi durmaz.

 Adil Kılıçaslan:

Hani Muhammed Ali boks maçlarında rakibinin etrafında döner, rakibini sersemletir ve yumruklara başlar ve nakavt ederdi. Bahsettiğim guruplardan para sahipleri de Muhammed Ali’nin rakibi gibi sersemlemeye başladılar, ellerindeki para çözüm olmadı.

 Hep söylerim yerli para bağımsızlığın gücüdür. Sömürgelerin kendi parası olsa da sömürge halkı, sömürenin parasına kul köle olurlar. 

Paramızın değerinin düşmesinin kök sebebi, üretimimizin kur hastalığı yüzünden düşmesi, üretimimizi dünya ölçekli yapmamamız, TL’nin özgürlüğümüz olduğunu unutmamız. 

Devlet memurlarının umarsızca borçlanmayla ve halkın gözünü boyayarak koltuklarını koruyacaklarını düşünmeleri.

 

105 Japon Yeni 1 Dolar ama Japonlar mutlu ve geleceğe güvenle bakıyorlar. Çünkü “Dostlar alışverişte görsün” demiyorlar, emekleriyle kazanıyorlar, fırsatçılık yapmıyorlar, dış borç almıyorlar dış borç veriyorlar.

2021 yılında pandemi etkisiyle dolarda ne gibi bir değişim söz konusu olacaktır.

 Sercan Gölcü:

Aslında dolar bir anda zirveyi de görebilir bir anda dibi de görebilir.

Bu aslında biraz da ekonomiyi yönetenlerin de elinde

Ters dolarizasyon olursa, kalıcı reformlar gelirse, her şey yolunda giderse, hızlı ve köklü değişik kararları alınırsa, risk ciddi azalır/ekonomik veriler olumlu değerlendirilirse, batıyla iyi anlaşılırsa dolar en alt seviyeye inebilir.

Dolar düşerse; ülkenin borcunu ödemesi demek, özel şirketlerin borcunu ödemesi demek, enflasyon gıda enflasyonu düşmesi demek, halkın refah seviyesinin yükselmesi demek, milli gelir milli hasılanın kişi başına düşen payının yükselmesi demek, istihdamın artması demek, işsizliğin azalması demek, gelişmekte olan ülkelerden bir level atlayarak gelişmiş ülkelerde adınızın olması demek, aşırı vergiler ödemek yerine normal vergiler ödemek demek gibi bunları çoğaltabiliriz. Yeter ki güçlü ve doğru adımlar atılsın…

 Yine de mevcut konjonktüre bakarak Dolar/TL kurunda 2021'in ikinci çeyreği sonunda 7.10 seviyesine kadar çekilme bekliyorum.  Sonrasında ise beklentim kurda yükseliş yaşanacağı yönünde. Dolar/TL'de çeyrek sonu tahminleri birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü çeyrekler için sırasıyla 7.12, 7.10, 7.30 ve 7.45

Adil Kılıçaslan:

Sadece dolar değil, üretici ülkelerin paralarının hepsinde düşüş görülecek.

Onların üretimi artacak. Piyasa belirleyicisi oldukları için bilhassa vadeli satarak ithalci ülkeleri sömürecekler. Üretici olmalarını engelleyecekler. Üretim tesislerini ucuz fiyata kapatıp yerli üretim algısı ile yine sömürecekler. 

Dövizlerin yükselmesi kârımızadır! Eğer üretiyorsak ürünlerimiz dünya piyasasında pazar bulur, işsizimiz kalmaz, yeni yatırım yapılır.

Devlet vergi tahsilatını para ile değil ürün ile gerçekleştirse!

İşverende işçi de geleceğe güvenle bakar ve şevkle üretirler ve rahata ereriz!

Türk Eximbank bu ürünleri vadeli ihraç etse de dış borcumuz kapanır.

Yurt dışından borç almak için uğraşmayız.

Esasında her bir fabrika 8 vardiyaya çıkabilir, üretim maliyeti % 25 düşebilir.

Birlik olursak, ihracat şampiyonu oluruz. Öncelikle borcumuzu kapatmamız ve hızla lüks tüketimden vazgeçmemiz gerekir.

Aksi durumda geri kalmış ülkeler sınıfına düşeceğiz.

 

 


Haber Merkezi
1.03.2021


Yorum yap

Diğer Haberler