İşbirliğinde ZİRVE yaptı

 

GAZİANTEP’TE 4 DEĞİL 40 ÜNİVERSİTE OLSUN

Üniversiteler kenti Gaziantep. Ben isterim ki Gaziantep’te 4 değil 40 üniversite olsun. Daha fazla araştırma, eğitim, yabancı ve yerli beyin göçünü buraya çekmeliyiz. Araştırmacıları da bu bölgede tutabilme anlamında da önemli. Gaziantep’te 5 tane organize sanayimiz var diyoruz öyle değil mi? Yetişmiş insan gücü yok diyoruz. Yetişmiş insan gücü dediğimiz aslında AR-GE anlamında çalışacak olan bireylerin olması. Bunun dışında Üniversite-Sanayi işbirliği çerçevesinde sadece mühendislik alanında değil diğer alanlarda da projelerin üretilmesi hep bizleri de düşündürdü. Fabrikada bir şey üretilecek bunun sonunda Üniversite-Sanayi işbirliği gerçekleşecek diye bakılır. Değil aslında hukuki sorunları da var onların, idari sorunları da var, mali sorunları da var, eğitim ile ilgili sorunları da var, insan kaynaklarıyla ilgili sorunları da var. Bunlar hepsi aslında her alanda Üniversite-Sanayi işbirliğinin gerçekleşeceğini gösteriyor. Biz mesela son altı aydır örneğin girişimcilik üzerine bir sürü küçük ve orta ölçekli işletmelerde ücretsiz eğitim yapmaya başladık bunun dışında danışmanlık veren arkadaşlarımız var. Sanayi içerisinde farklı projelerde. Üniversite-Sanayi işbirliği merkezimiz var. Çok çok büyük projeler var. TÜBİTAK’tan ve Avrupa Birliğinden farklı alanlarda projeler alıyor arkadaşlarımız. Kabul gördüğünü gösteriyor aslında Üniversite’nin ve bu değişim programları ve 40’tan fazla ülkenin üniversitenin de ikili öğrenci ve hoca değişimi programı imzalaması zaten güveni gösteriyor. Bunun dışında yabancı öğrenci sayımızın toplam öğrenci sayısı içerisinde yaklaşık yüzde 10 olması da asla önemli değil. Türkiye’de toplam öğrenci sayısıyla yabancı öğrenci sayısını oranladığımız zaman üçüncü sıradayız yabancı öğrenci sayısı olarak. Bu sene değişti mi sıralama bilmiyorum ama geçen yıl Akademik çalışan olarak ilk ikideydik. Uluslararası öğrencilerimizin sayısına baktığımız zaman Toplam öğrenci sayısının yüzde 10 una ulaşması aslında Uluslararası anlamında Üniversitenin önemli bir yerde olduğunu gösteriyor. Dünya’nın dört bir tarafından öğrenci gelsin istiyoruz. Ağırlıklı olarak öğrenci Afrika, Orta Asya ve Uzakdoğu’dan öğrenci geldiğini söyleyebiliriz. Yoksa bizim ABD, Venezuela ve Almanya’dan da öğrencilerimiz var ama ağırlıklı buralardan geliyor. Bunun da sebebi bu ülkelerin hükümetleriyle anlaşmalarımız var. Usta öğrenci alıyoruz. Bu da şu demek en iyinin en iyisi. Seçilmiş öğrenci grubunu alıp getirdiğimiz için. En son yine Nijerya’dan bir grup öğrencimiz geldi. Buraya master yapmaya geldiler. Düşünün siz Gaziantepli olarak Nijerya’ya gidiyorsunuz ya da Ürdün’e gidiyorsunuz. Orda bir inşaat şantiyesine gidiyorsunuz orda yüksek lisans yapmış olan bir mezununuz var. Biz buna Türkiye’nin bir gururu olarak bakıyoruz. Bu da ancak güzel akademik ve fiziki alt yapının kurulmasıyla gerçekleştirilebilir. Çünkü o hükümetler anlaşma yapmadan önce gelip bakıyorlar gelip alt yapınıza bakıyorlar. Standartlara bakıyorlar. Bu açıdan da baktığınızda ortalamanın çok çok üstünde bir eğitimin olduğunu gösteriyor.

Bunu yerelde başarabildiniz mi? Mesela kentle bütünlük sağlayabildiniz mi? Uluslararası alanda hep işbirliği yapıyorsunuz.

Kentte de yaptığımıza inanıyorum. Çünkü şöyle düşünün. Her alanda her şeyin duyurulması gerekmiyor basın aracılığıyla. Bunun dışında yapılan binlerce iş var. Nasıl yapıyorsunuz? Eğitim Fakültesindeki öğrencilerimiz yüzde yüz staja çıkmak zorunda. Nerede çıkıyor? Gaziantep’in okullarında çıkıyor. Hangi okul olursa ilk, Orta, lise, Üniversite. İkincisi idari Bilimlerde çalışan, Mühendislikte çalışan öğrenciler burada beş tane Organize Sanayi Bölgesindeki kuruluştan birinde staja gidiyorlar. Biz öğrencilerimiz staj yaptı diye bangır bangır bağırmıyoruz. Her şeyi bağırmaya gerek yok, söylemeye gerek yok. Zaten olması gereken yaptırmazsanız zaten ayıp olur. Üniversiteler arasında güzel bir koordinasyon var. İlk geldiğimizde sadece Gaziantep Üniversitesi vardı. Sağ olsun Yavuz Hocam bize sahip çıktı. Bir ağabey olarak devlet üniversitesi olarak. Ben bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Daha sonra Hasan Kalyoncu Üniversitesi kuruldu. İbrahim Hocamla başladı Tamer Bey’le devam eden bir süreç var. Onlarla da ilişkilerimiz iyi. Geçen sene de Ahmet Hocam Başladı Sanko’da. Türkiye’de bütün üniversitelerle yapılabilecek projelerde bir şey gerekiyorsa istediğimizi alabiliyoruz. Bu güzel bir şey. Zaten hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin üniversitesiyiz. Şunu da söylemek istiyorum. Çevremize baktığımız zaman olmayan birçok programda bizde var. Mesela ilk Hukuk Fakültesi burada açıldı. En yakın Diyarbakır’daydı sanırım. İlk Fizyoterapi programlarını biz açtık. İlk ortak işletme programının doktora programında biz Gaziantep Üniversitesiyle beraber açtık. Sağ olsun Yavuz Hocam o zaman çok destek oldu. Türkiye’nin ilk ve tek örneğiydi bu. Daha sonra diğer programlar çıkmaya başladı. Denizcilik Programlarını zaten söylüyorum mesela Denizcilik Laboratuarı Deniz Eğitim Vakfı’ndan tarafından bağışlanmış biliyorsunuz o zaman Sayın Ali Babacan gelmişti. Güzel şeyler oluyor aslında bunların hepsini duyurmak çok zor neden biliyor musunuz. 9 bin öğrenci 600 çalışan var. Bu ne demek artık Orta’nın üzerinde bir üniversite oldu demek. Yeni kurulan birçok vakıf üniversitelerine baktığımız zaman 3 bin ile 5 bin arasında hepsi. Bizde ise sayı olarak biraz daha fazla. Az öğrenci aldığımız halde çok programlı bir üniversite olmamızın artılarını yaşıyoruz.

HEDEF 20 BİN ÖĞRENCİ

Önümüzdeki yıllarda bu sayıyı artırmayı planlıyor musunuz?

ZİRVE Üniversitesi önümüzdeki 6-7 yıl içinde 20 bin öğrenci kapasitesine çıkacak olan bir üniversite. 20 bin öğrenci kapasitesi özel üniversite anlamında az değil. Çok iyi bir rakam. Bunlara Yüksek Lisansı Doktorası dahil olan tüm öğrenci profiliyle olacak. Üniversitemizi geliştirecek her fikre ve projeye açığız. Öğrenciyi yetiştirmek için gerçekten uygulama şart ve bilimin felsefesi alt yapısı var, öğretilmesi gereken bunu üniversitede vermek zorundayız. Şimdi iş adamına gidip sorduğumuz zaman onun mühendis algısı kafasındaki kontrol kalemini iyi tutabilen makine bozulduğu zaman yapabilen. Aslında bu değil. Bu teknisyenin görevi mühendisin değil. Mühendis makina nasıl çalışırın tasarımını yapan kişidir. Onlar basit sorunları çözebilsin diye bakıyor. Ama onu da yapsın onu da yapsın. İkisi birlikte olsun. Onda pratikte olacaktır.

Birde çok kalabalık sınıflarda özellikle Fen ve  Sağlık Bilimlerinde zordur. Şimdi şöyle düşünün; Bir Devlet Hastanesine gidin büyük bir ilde çok fazla staja gelen öğrenci vardır farklı branşlardan sağlıkla ilgili. Tıp vardır, hemşirelik vardır, Fizyoterapi vardır. Hasta bir kişi ama, hepsi onun üzerinde uygulama yapmak istedi. Şimdi çok kalabalık olduğu zaman zaten uzaktan görüyorsun. Mesela Tıp Fakültemizin alt yapısı olsun. Sağlık Bilimleri Fakültemizin alt yapısı olsun. Öğrenciyi uygulamaya yöneltiyor. Örnek bir şeyleri kente getirmek gerekir. Gaziantep bunu hak ediyor, ülkemiz insanı hak ediyor iyi şeylerin üniversitelerden gelmesini.

TÜRKİYE’DE ÖZEL ÜNİVERSİTE YOK

Özel Üniversite diyoruz ama Türkiye’de bir tane özel üniversite yok. Ben hala inatla söylüyorum böyle bir üniversite yok. Hepsi Kamu Tüzel kişiliğine sahip vakıf üniversitesi. Yani bir devlet üniversitesi ile vakıf üniversitesi arasında yasal sorumluluklar ve kuruluş anlamında hiçbir farklılık yok. Aynı haklar orda da var orda da var. Özel Üniversite sadece Ticari kanunlara göre kurulmuş olan bir üniversite olacak oda şu an anayasaya aykırı şu an anayasa değişemeyeceğine göre Türkiye’de tek tip üniversite var kamu kurumu olan hem vakıf üniversitesi hem de devlet üniversitesi.

 

Hocam siz Zirve Üniversitesi olarak hem kent hem de ülke ekonomisine ne gibi katkılarınız oluyor?

Mesela bir örnek vereyim. Kent ekonomisine o kadar çok katkısı var ki. Sadece öğrenci geliyor para harcıyor gözüyle bakmamak lazım. 9 bin öğrenci para harcıyor bu bir gerçek. 9 bin öğrenci kentte kalır bu bir gerçek. 9 bin öğrenci yiyor içiyor geziyor ve bunların 4 kişilik ailesi varsa 36 bin kişi kenti tanıyor. Bunun dışında kongreler yapıyoruz. Bilimsel toplantılar yapıyoruz. Uluslararası ve Ulusal kurumlarla işbirliği yapıyorsunuz. Bunların hepsi Gaziantep’i duymaya başlıyor. Hepimizin aslında sorumluluğu var bu kenti yukarılara götürme anlamında. Bu kent sonuçta ne kadar büyürse hepimiz aslında bunun faydalarından yararlanacağız aslında. 1 tane 2 tane üniversite’nin olması o yüzden bana az geliyor. Ne kadar çok olursa o kadar iyi olur.  Gaziantep eşittir bilim ve sanayi kenti. Böyle anılsın diyoruz. Sadece Sanayi kenti olarak anılsın demiyoruz. Şimdi şöyle düşünün. Bu Üniversite de 100 çalışandan 95’i Gaziantepli değil. Şimdi diyeceksiniz ki Gaziantep’te adam yokta neden dışarıdan getirdiniz? Bu değil aslında bu dışarıdaki beyin göçünü Gaziantep’e getirmek demek hem yerli hem yabancı anlamında. İkincisi dışarıda Gaziantep’te biraz daha esnek üniversite ortamlarında çalışmak biraz daha hareketli ortamlarda çalışmak Gaziantepliler içinde bir fırsat. İyi alternatif kurumların sayısı artmış oluyor. Üniversite olarak siz buraya kuruluyorsunuz bir marka değeri var o artıyor ve marka değerinin yaratmış olduğu bazı etkiler var. Şöyle düşünün ben 2009’da geldim. Burası Silahlı Kuvvetlerin atış yaptığı bir alandı. Bakın bilimsel anlamda değerli bir arazi ortaya çıktı karşımıza öyle değil mi? Mesela bu bile artı değerdir diye düşünüyoruz. Mesela yeni yapılan kurumlar, fakülteler. Sadece alım-satım olarak bakmamak lazım. Şehrin marka değeri artıyor eğitim anlamında.

Sosyal hayatta nasıl katkı sağlıyorsunuz?

Sosyal hayatta şöyle katkı sağlıyoruz. Mesela öğrenci geldi kaç tane tiyatro kaç tane sinema var kaç tane alış veriş merkezi vardı diye bakın kol sayısı artmış oluyor. İkincisi sosyal hayatın içerisinde öğrencilerimiz mesela farklı sosyal sorumluluk projeleri yapıyor. Sosyal sorumluluk projeleri derken illa yoksullar üzerine dar ya da imkansız ya da dezavantajlı gruplar demek değil her türlü grupta projeler yapılıyor çocuklarla birlikte projeler yapıyorlar, yaşlılarla ilgili projeler yapıyorlar, hastalarla ilgili projeler yapıyorlar öğrencilerimiz bizler yapıyoruz. Onun dışında mesela bugün Türkiye’de evlilik okulu ile ilgili olan sürekli belediyelerimizin ödül aldığı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın örnek olarak ilk defa Şahinbey Belediyesi’nde Zirve ile birlikte başladı. Daha sonra geniş kitlelere yayılan bir yapıyla devam eden bir sistem oldu. Mesela bizim Görme Engelliler ile ilgili çok güzel projelerimiz vardı. Bunlar bizimle başlayıp Türkiye geneline yaydığımız sosyal projeler. Onun dışında Sağlıkla ilgili olan alanlarda arkadaşlar zaten sağlık tesislerinde farklı projeler yapıyor. O kadar çok ki artık ben bile yetişemiyorum. Yaptığımız dışında belki yapmadığımız o kadar çok sosyal proje vardır ki akla gelmeyen. Mesela Büyükşehir Belediyesiyle daha önceki yıllarda yaptığımız projeler var. Hiçbir şey olmasa bile şu üniversitenin Fırat akar, Türk bakar konseptini kırdığını söylemek istiyorum. Birecik’e gidin Birecik’te bir tekne var ben ilk defa geldiğimde kaymakamı gezdirmişti. Bir tane zodyak bot vardı. O da intihar vakalarında o da kız yada erkek kim intihar ediyorsa onu Fırat’tan çıkarmak için. Oturduk proje geliştirdik. Karacadağ Kalkınma Ajansıyla beraber. Birecik’te o teknelerin çalıştığı yer Halfeti de aynı şekilde biliyorsunuz oralar aynı zamanda sit alanı derinlik tespitleri yaptılar. Yüzer İskeleler kuruldu birçok noktaya. O tekneler yanaşabiliyor. İkincisi İnsanların o suyun üstünde gezmesi dolaşması içinde bir tekne dizayn etti arkadaşlar. Onu şimdi Birecik’te Birecik Belediyesi işletiyor. İşte bunları ortaya çıkarabilmek için Üniversitelerin katkısı çok çok büyük.

 

Sizce Hocam Gaziantep Üniversiteler şehri oldu mu?

Ben ilk geldiğimde Gaziantep Üniversitesi’nin öğrenci sayısı azdı. Yavuz Hoca bunu 4’e 5’e katlattı. 40 binlere yaklaştığını söylüyor hocamız ve bu büyük bir başarı. Ne demek bu yeni programlar fiziksel alt yapı açıldı. Biz geldik biz biraz daha devletin imkanlarıyla vakıf üniversitesinin imkanlarını karşılaştırdığımızda devlete göre biraz daha azdır. Çünkü Vakıf Üniversitesi vakfetmek kültürüyle ortaya çıkan üniversitedir. Tam Osmanlıdaki vakıf geleneği. Burada baktığınız zaman hepsi bağıştır aslında. O bağış yapan ailelerin isimlerini veririz. Kimisi isimlerini söylemez. Baktığımız zaman üniversiteler şehri oldu mu? Olma yolunda çok büyük adımlar attı. 100 bini geçince üniversiteler şehri diyoruz. Bizim Kafamızdaki psikolojik sayı o. 100 binin üzerinde öğrencisi olan Eskişehir gibi neden olmasın. Bu bizim için önemli. Ben sayının artmasının kısa sürede olacağını sanmıyorum. Çünkü yüksek öğretim mevzuatı ona izin vermiyor. Mesela örneğin İzmir’deki, Ankara’daki üniversitenin gidip başka yerde kampus açması yasak. Ama yeni bir üniversite kurulabilir mi? Kurulabilir. Bir tane daha kurulabileceğini tahmin ediyorum önümüzdeki yıllarda. Bence vakıf kurulur diye düşünüyorum. Şimdi eskiden 100 lira varken 50 devlet üniversitesi vardı. Şimdi 110 lira var 100 devlet üniversitesi var. O bütçede ona göre artmıyor. Ülkenin çünkü her alanda önceliği var ama o bütçede ona göre artmadığı için sıkıntı ama çok şükür her ilimizde bir üniversite var. Bu üniversitelerden beklenen roller var. Ama Gaziantep birçok ile göre iyi konumda.

ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

RUKHSHONA FATOEVA (TACİKİSTAN)

Zirve Üniversitesi’nin adını Tacikistan’dan bir çok kişiden duydum. Burada yabancı dil eğitimi olduğunu öğrendim. İyi ki burayı tercih etmişim. Burada istediğim her şey var. Hocalarımız çok iyi.

AMİNA ABASS: KENYA

Gaziantep’e geldiğim için çok mutluyum. Zirve Üniversitesi hayallerimi süsleyen bir üniversiteydi. Gaziantep’in bu kadar çok büyük olduğunu düşünmüyordum. Buraya gelince şehre ve üniversiteye hayran kaldım. Gaziantep halkı çok iyi bizlere saygı gösteriyorlar.

ABDULLAYYİ ALİYU MUSA. NİJERYA

Zirve Üniversitesi’ni neden tercih ettiniz derseniz. Burada yabancı dilde eğitim verildiği biliyordum. Türkiye’ye gelmek burada okumak en büyük hayalimdi. Burada istediğim tüm imkanlar mevcut. Burasını diğer Nijeryalılara da tavsiye edeceğim. Zirve’nin eğitim kalitesini başka hiçbir yerde bulamayabiliriz. 

JİBRUL JİBRUL ADAMU NİJERYA

Zirve Üniversitesi’ni tercih etmemdeki en büyük neden kız kardeşimin burada okumasıydı. Kız kardeşim bana buranın mükemmel bir yer olduğunu ben gelem halinde çok iyi olacağını söyledi. Bende kız kardeşimin tavsiyesine uyarak buraya geldim. İyi ki de gelmişim. Gaziantep çok iyi bir şehir. İnsanları sıcakkanlı. Sevecen.

ERAY ALADAĞ KOCAELİ

Zirve Üniversitesi verdiği eğitim ile alkışı hak ediyor Zirve Üniversitesi’nde iletişim bölümü okuyorum. Burada her türlü imkan var. Stüdyo var. Radyo, televizyon var.  Ne yapmak istersem yapabiliyorum. Gaziantep ekonomisine de öğrenci olarak bir çok katkıda bulunuyorum. Gaziantep’teki ve üniversitedeki sosyal etkinliklere katılıyorum. 

YUNUS KARAHAN GAZİANTEP

Gaziantepli olarak, Zirve’de okumanın mutluluğunu yaşıyorum. Zirve Üniversitesi harika bir okul. Türkiye’de parmakla gösterilecek birkaç üniversiteden birisi.  Burasını herkese tavsiye edebilir. İmkanları çok geniş. Hocaları çok iyi öğrencileri çok kaliteli. Yönetimden çok memnunum. Tam istediğim bir üniversite.

 

 


    Mehmet Torun
    9.06.2015


    Yorum yap

    Diğer Haberler