Kendimimar

Kendimimar

27 Şubat 2020 00:04:00

KONUŞUYORUM

Sayın Bakanım,

Sayın Valim,

Sayın Milletvekilim,

Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım,

Sayın İlçe Belediye Başkanlarım,

Sayın Genel Müdürlerim,

Sayın Oda ve Borsa Başkanlarım ve değerli üyeleri,

Protokolümüz değerli üyeleri,

Kıymetli Basın Mensupları…

Öncelikle şahsım ve tüm Gaziantep iş dünyası adına sizi şehrimizde ağırlıyor olmaktan duyduğumuz memnuniyeti dile getirmek isterim… Hepinizi şahsım, yönetim kurulum ve Gaziantep ortak aklı adına saygıyla selamlıyorum…

Sayın Bakanım,

Şu an genetik kodu “6317” olan bir şehrin evlatları ile birliktesiniz...

6317… yani 99 yıl önce bu şehri Gazi’lik mertebesine yükselten 6317 vatansever, 6317 şehit…

Biz Gaziantepli iş insanları aslında birer akıncıyız… Gücümüzü, azmimizi, gözü karalığımızı geçmişten almış, dünyanın 180 ülkesine 7,4 milyar dolar ihracat yapan birer akıncı beyi…

Ama bu akıncılar ne yazık ki dünyanın dört bir yanına “en pahalı fiyatlarla uçuyor ya da sefer sayısı azlığından dolayı uçamıyor…” Bu durum ne yazık ki kanayan yaralarımızdan biri…

Bu şehir ülkenin en fazla ihracat yapan 6. kenti olmakla birlikte, 2,3 milyar dolar dış ticaret fazlası veren bir şehirdir… İhracatımızın ithalatı karşılama oranı %147 Türkiye %0,9 büyürken Gaziantep’in büyüme hızı  % 5,5…

Hedefimiz, bu başarıları çok daha yükseğe çıkarmak ve sürdürülebilir kılmak için “AYAKTA KALABİLMEK”… Bunun için de “yolumuzdaki taşların temizlenmesini” istiyoruz!

         ***

Herkesin pür dikkat izlediği bu konuşmayı özetlemek istedim ama tekrar-tekrar okuyunca konuşmanın özetlenemeyeceğine karar verip; kentimizin, “sosyal-ekonomik, ticaret ve sanayinin, içinde bulunduğu durumun bundan muhteşem anlatımı olamazdı” düşüncesi ile akıllardan çıkmaması gereken ve gerçekleri yansıtan bölümlerini o toplantıda bulunamayanlarında hafızalarının bir yerinde saklanması umuduyla, köşeme taşıdım…

***

Bugün sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada dikkat çeken bir üretim merkezi haline gelmiş Gaziantep olarak yaptıklarımız ortada… Yapacaklarımız derseniz, yaptıklarımız onların teminatıdır… Bizim yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır ancak “Gazi şehrin çalışkan insanları ne olursa olsun, her türlü hal ve şartta başarır, bir çıkış yolu bulur” deyip de sırt çevrilsin istemiyoruz…

Biz tarihte bedel ödedik, hâlâ da ödüyoruz… Özellikle son 8 yıldır yaşadıklarımız, üstlendiğimiz sorumluluklar, coğrafi konumumuzun yarattığı bir kader, aşılmaz makûs bir talih olarak üzerimizde bırakılmamalı... Yetişmiş iş gücümüzün göçünü önlemek için, Çocuklarımızın yaşamlarını burada sürdürmelerini sağlamak için… Suriyeli sığınmacıları kayıtlı bir şekilde istihdam edebilmemiz için… Yeni üretim ve istihdam alanları açabilmemiz için, Komşumuzda yaşanan savaşın bize ödettiği maddi ve manevi bedeli hafifletebilmek için… Hem reel sektör hem de kamu olarak bugüne kadar harcadığımız paraları kat be kat geri döndürmemize vesile olacak… Suriye dramından etkilenmiş başta Kilis, Gaziantep, Hatay ve Şanlıurfa olmak üzere bölge kentlerimizi kapsayan bir “destek modeline” ihtiyacımız var…

Küçük miktarlı vergi borçları nedeniyle banka hesap bakiyelerinin tamamına e-haciz konulması tüm nakit akışımızı ve ödemelerimizi olumsuz etkilemekte… Oysa sadece borç tutarı kadar e-haciz konulması ya da borç tutarının hesaptan tahsil edilmesinin çok daha doğru olacağını düşünüyoruz… Antepfıstığına ürün bazında tarımsal destek verilmesini istiyoruz…

***

Konuşma metninin tamamını Pusula Gazetesinin yayınladığı COMPASS dergisinin Şubat-Mart sayısında bulabilirsiniz… YÜREĞİNE SAĞLIK “M.TUNCAY YILDIRIM…” SENİ YETİŞTİRENLER KADAR BENDE GURURLUYUM…

 

 

 

 

 

 

        

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları