Sinem Kırıcı

Sinem Kırıcı

25 Kasım 2020 00:04:00

Sevgili öğretmenim

Başöğretmenimiz Atatürk’ün 100. Doğum günü olan 1981 yılından bu yana, 24 Kasım Öğretmenler gününü sınıflarımızda kutlamakta iken; bu yıl pandemi nedeniyle okullarımızın kapalı olması nedeniyle sınıflarımızda kutlayamıyoruz. Oysa bu gününüzde sınıfımızda olup sarılmayı, ellerinden öpmeyi, senin gibi güzel kokan gülleri size vermeyi ne kadar çok isterdim…

Sevgili öğretmenim;

Evimizde bilgisayar ve internet olmadığından sanal alemden de çicek gönderemiyorum; bu mektup ile zarfın içine koyduğum kurumuş çiçekleri size gönderiyor ve birtakım sıkıntılarımı sizininle paylaşmak istiyorum.

Sevgili öğretmenim;

Bazı arkadaşlarımız çok şanslı evlerinde bilgisayarları ve internetleri var. Onlar, derslerini internet üzerinden yaparlarken hem öğretmenlerini hem de arkadaşlarını görüyorlar. Anlamadıkları konuları anında öğretmenlerinine sorup öğrenebiliyorlar. Zaman zaman şakalaşıp derslerini daha eğlenceli hale getirebiliyorlar. Bizim ise evimizde ne tablet nede bilgisayarınız var. Ben ve kardeşlerim derslerimizi EBA üzerinden takip edebilmekteyiz. Fakat evimizde tek televizyon olduğundan kardeşlerimle derslerimiz çakışıyor derslerimizin bazılarını kaçırıyoruz. Bu yüzden çok mutsuzuz. Gerçi Milli Eğitim Bakanlığımız bir miktar tablet dağıtmış ancak şimdilik bize düşmedi. Belki ileriki günlerde bize de düşer. Oysa yarın LGS imtihanına girerken biz derslerini düzgün takip edemeyenlerede aynı sorular sorulacak. Biz ve bizim gibiler bu yarışta koşabilir miyiz?

 

Sevgili öğretmenim;

Duydum ki imkansızlıkları nedeniyle interneti, bilgisayarı ve tableti olmayan öğrenciler için bir takım kampanyalar düzenleyerek temin etme gayreti içerisindeymişsiniz. Bu fedakarlıklarınız hiçbir zaman unutulmaz. Zaten ileride öğrencilerinizi iyi yerlerde gördüğünüz zaman çektiğiniz sıkıntıları, üzüntülerinizi unutacağınızı düşünüyorum. Belkide bu dünyada en büyük kazanç bu olacak.

 

Sevgili öğretmenim;

Babam haberlerde duymuş internetin çekmediği bir köyde; öğretmen öğrencileriyle birlikte çeken bir yer bulabilmek için köyün bir kilometre ilerisinde en yüksek tepeye çıkarken; kalp krizi geçirip hayatını kaybetmiş. Bu öğrenciler, fedakar öğretmenlerini hiç unuturumu?

 

Sevgili öğretmenim;

Yarının gençlerini yetiştirmek üzere; yolu olmayan, kalacak lojmanı olmayan yerlerde görevlerini yaparken PKK’lı terörüsülerce şehit edilen öğretmenlerimizi hiç unutur muyuz.

Sevgili öğretmenim;

Biz biliyoruz ki siz öğretmenler olmasaydı, bugün salgın hastalıklarla mücadele eden doktorlarımız, denizin üstüne kurulan köprüleri, altından geçen tünelleri, gökdelenleri yapan mühendislerimiz olmazdı. Bu eserlerin sahibi sizsiniz.

 

Sevgili öğretmenim;

Bu anlamlı günde sınıflarımızda bir arada olmasak da başta başöğretmenimiz Atatürk olmak üzere Türk toplumunu bugünlere getirmiş öğretmenlerimizi saygı ve şükranla anıyor; onların yolunda yurdumuzun dört bir yanında görevlerini yapmakta olan öğretmenlerimize saygılarımı sunuyor; ellerinizden öpüyorum.

Öğretmenler gününüz kutlu olsun…

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları