105 DOKTOR AÇIĞA ALINDI

Gaziantep Kilis Tabipler Odası Başkanı Hamza Ağca, 15 Temmuz darbe girişimden bu yana Gaziantep’te 105 doktorun görevden alındığını açıkladı. Ağca, görevden alınan 11 aile hekimin de göreve iade edildiğini söyledi.

Gaziantep’te hekim sayısının da yetersiz olduğunu ifade eden Ağca, kentte bin kişiye bir hekimin düştüğünü kaydetti.

Gaziantep’te görev yapan hekimlerin günde 150 hastaya baktığını kaydeden Ağca, “Randevusuz hastalar da eklenince hasta başına düşen toplam süre beş dakikaya kadar iniyor. Günde yüz, yüz elli hasta bakmaya zorlanan bir hekim hastaya ne kadar zaman ayırabilir ki? Acil servislere başvuru sayısının nüfusundan fazla olduğu bir ülke haline gelen Türkiye'de hekimlerin aşırı iş yükü ve hasta değerlendirmede yeterli süre ayrılamaması hasta güvenliğini tehlikeye atan etkenlerin başında geliyor” diye konuştu.

HEKİMLİK GİDEREK KAN KAYBEDİYOR

Gaziantep’te hekimlik yapmanın her geçen gün zorlaştığını kaydeden Ağca, “Biz hekimler, hasta haklarını ve hekimlik değerlerini erozyona uğratan yasal düzenlemeler ve uygulamalarla sıklıkla karşı karşıya geliyoruz. Hekimlik mesleğini uygulamaya çalıştığımız işyerlerimizde yaşadığımız sorunlar her geçen gün daha da artıyor. Her yeni gün bir öncekini aratan uygulamalarla karşılaşıyoruz. İyi hekimlik giderek kan kaybediyor” dedi.

BAŞVURU SAYISI HER GÜN ARTIYOR

Sağlıkta dönüşüm politikasında niteliğe ve iyileşme oranına bakılmadığından yakınan Hamza Ağca, “ Sadece müracaat sayısına bakılıyor. Vatandaş ne kadar hoşnut edilmiş ona bakılıyor. Oysaki sağlıkta hoşnutluk önemli değil, iyileştirme sağlanmış mı ona bakılmalı. İyileşmeyince sürekli aynı çarkın içinde dönüp dolaşıyoruz. Bir günde 7-8 defa farklı yerlere tedavi için gidiyoruz. Ülkemizde sistem müracaata ve tüketime yönelik. Sistem iyileşmeyi ön plana alsa bu kadar hasta olmaz. Başvuru sayısı Gaziantep’te 8,4 olmuş bu rakam çok yüksek.

15 Temmuz darbe girişimden sonra başlatılan FETÖ soruşturması kapsamında Gaziantep’ten kaç hekim ihraç edildi?

15 Temmuz darbe girişiminden sonra başlatılan soruşturma kapsamında şehrimizde 105 kadar hekim etkilendi. Hala arında yasal süreci devam edenler var. Yine 11 Aile Hekimi ile ilgili inceleme tamamlandı ve göreve başladılar.

Gaziantep’te hekim sayısı yeterli mi?

Gaziantep’te hekim sayısı Türkiye ortalamasının altında. Özel sağlık hizmetlerinin etkili olduğunu görüyoruz. Kamu sağlık hizmetlerinde hekim ve sağlık çalışanı sayısı artırılmalı. Kentte bin kişiye bir hekim düşüyor. Gaziantep’te hekim sayısı yeterli değil. Aynı zaman dağılımla ilgili sorunlar da var. İhtiyaç duyulan yerlerde hekim sayısı yeterli değil. Burada da liyakat esas alınmalı. Gaziantep’te liyakat ön planda tutulmalı. Suriyelilerle beraber nüfusu 2,5 milyona dayanan Gaziantep’te sağlık ocakları, kamu ve özel hastaneler dahil olmak üzere 2 bin 500 hekim görev yapıyor.

Hekim yaşadıkları sorunlardan bahseder misiniz?

Haksız hukuksuz ihraç edilenler görevlerine iade edilmeli. Hastaya yeterli süre ayrılabilecek olumlu çalışma koşulları gerekir. İyi hekimlik için ve olumlu çalışma koşulları yeterli ücret sağlanmalı. Emekli hekim ücretleri çok az. İyileştirilmeli fiili hizmet zammı yasa tasarısı yasalaşmalı sağlıkta şiddetin önlenmeli. Gaziantep’te görev yapan hekimler günde 150 hastaya bakıyor. Randevusuz hastalar da eklenince hasta başına düşen toplam süre beş dakikaya kadar iniyor. Günde yüz, yüz elli hasta bakmaya zorlanan bir hekim hastaya ne kadar zaman ayırabilir ki? Acil servislere başvuru sayısının nüfusundan fazla olduğu bir ülke haline gelen Türkiye'de hekimlerin aşırı iş yükü ve hasta değerlendirmede yeterli süre ayrılamaması hasta güvenliğini tehlikeye atan etkenlerin başında geliyor.

Yoğunluktan dolayı doktorların bir hastayı en fazla beş dakikada muayene ettiğini daha önceki açıklamalarınız da görmüştük. Bu konu hakkında neler söylersiniz?

Biz hekimler, hasta haklarını ve hekimlik değerlerini erozyona uğratan yasal düzenlemeler ve uygulamalarla sıklıkla karşı karşıya geliyoruz. Hekimlik mesleğini uygulamaya çalıştığımız işyerlerimizde yaşadığımız sorunlar her geçen gün daha da artıyor. Her yeni gün bir öncekini aratan uygulamalarla karşılaşıyoruz. İyi hekimlik giderek kan kaybediyor. Nitelikli sağlık hizmeti sunabilmenin koşulları daha fazla tahrip ediliyor. On dört yıldır sürdürülen Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sağlıkta poliklinik sayılarından acil başvurularına, ameliyatlardan BT, MR çekimlerine kadar her parametrede rekor artışlar gerçekleşirken bu on dört yıl boyunca hiç artmayan, artmak bir yana daha da azalan bir parametre var: Hastaya ayrılan süre. Biz hekimler binlerce yıllık mesleki deneyimimizle gayet iyi biliyoruz ki; hastalıkların tanısını koyabilmek için bize yol gösteren en önemli araç, muayenenin başlangıcında hastamızla yaptığımız ayrıntılı görüşme sonucu elde ettiğimiz hastanın/hastalığının öyküsü, mevcut ya da geçmiş hastalıkları hakkında edindiğimiz bilgiler, yani “anamnez”dir. Tıp bilimi ve tıbbi teknoloji yıllar içinde ne kadar gelişmiş olursa olsun, bir hekimin hastasına yeterli süre ayırmadan ve ayrıntılı bir anamnez almadan doğru teşhis koyması ve doğru tedavi uygulaması mümkün değildir. Ve hepimiz biliyoruz ki; hekimlikte “sürat felakettir”

Gaziantep’te hekimlerin günde 100-150 hastaya baktığı iddia ediliyor. Neler söylersiniz?

Hekimler olarak ister birinci basamak ister ikinci basamakta, ister kamuda ister özelde hekimlik yapıyor olalım, her geçen gün, daha fazla hastayı, daha kısa sürede, doğru düzgün anamnez almaya bile vakit bulamadan muayene ve tedavi etmeye zorlanıyoruz. Buna karşılık politikacılar “Biz gerekli düzenlemeleri yaptık ama doktorlar hastalara ilgi göstermiyor, yeterli süre ayırmıyor.” diyorlar. Gerçekte ise telefonla randevu sisteminde hastaya ayrılan süre on dakikayı bile bulmuyor. Randevusuz hastalar da eklenince hasta başına düşen toplam süre beş dakikaya kadar iniyor. Günde yüz, yüz elli hasta bakmaya zorlanan bir hekim hastaya ne kadar zaman ayırabilir ki? Acil servislere başvuru sayısının nüfusundan fazla olduğu bir ülke haline gelen Türkiye'de hekimlerin aşırı iş yükü ve hasta değerlendirmede yeterli süre ayrılamaması hasta güvenliğini tehlikeye atan etkenlerin başında geliyor. Sağlıkta Dönüşüm Programı ve izlenen sağlık politikası ile nitelikli bir hekimliğin gerçekleşeceği çalışma koşullarına ulaşmak zorlaşıyor.

Gaziantep’te şehir hastanesi inşaatı devam ediyor. Buradaki inşaat bitince yoğunluk azalır mı?

Şehir Hastanelerinin önceki uygulamalarında hizmet üreten hastanelerin kapatıldığını gördük. Bu durumda yeni muayene ve hasta yatak odası nasıl kazandırılacak? Çalışanların hak kayıpları olacak mı? Tedavilere Ek ücretler mi gelecek? Kamu hastanelerinin özel sektörle rekabetini mi artıracak? Bekleyip göreceğiz. Başvuru sayılarını artışı ile muayene ve ameliyat sayıları arttı. Birde buna Suriyeli hastalar eklenince hekimler ve sağlık çalışanları çok yoğun çalışıyorlar. Hekim ve sağlık çalışanı sayısı o şehir için yerli nüfusa göre yapılır. Gaziantep’te üçte bir oranında misafir nüfus var ve sağlık ihtiyacı çok fazla. Bu da iş yükünü ve yoğunluğunu artırıyor. İlgiler ve yetkililerin durumu telafi etmesini bekliyoruz. Ama öncelikle takdir edebilirler. Sağlıkta şiddet önlenmeli.

Sağlıkta dönüşüm politikası hakkında neler söylersiniz?

Sağlıkta dönüşüm politikasında niteliğe ve iyileşme oranına bakılmıyor. Sadece müracaat sayısına bakılıyor. Vatandaş ne kadar hoşnut edilmiş ona bakılıyor. Oysaki sağlıkta hoşnutluk önemli değil, iyileştirme sağlanmış mı ona bakılmalı. İyileşmeyince sürekli aynı çarkın içinde dönüp dolaşıyoruz. Bir günde 7-8 defa farklı yerlere tedavi için gidiyoruz. Ülkemizde sistem müracaata ve tüketime yönelik. Sistem iyileşmeyi ön plana alsa bu kadar hasta olmaz. Başvuru sayısı Gaziantep’te 8,4 olmuş bu rakam çok yüksek. Acil servislere başvuranların sayısı 120 milyon olmuş. Nüfusumuz 80 milyon. Nüfusumuzdan daha fazla acile başvuru var. Olması gereken 20 milyon yani 100 milyon fazladan başvuru var. Bunların sorumlusu da hekimler gösteriliyor. Hekimin burada sorumluluğu yok ki… Bunun sorumlusu politikacı ama politikacı sorumluluğunu gizliyor.

10 Mar 2017 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.