MMO’dan çarpıcı açıklama: ’İş yerlerinde ölüm kol geziyor!’’

Makine Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Aykut Kocalar, iş kazalarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. İş Sağlığı ve Güvenliği konularının önemine dikkat çeken Kocalar, ‘’ İşyerlerinde ölümler kol geziyor, mevzuat kamucu bir çerçevede yeniden düzenlenmelidir’’ dedi.

Gaziantep’te bir fabrikada meydana gelen buharlı kazanın patlaması sonrası bir işçi hayatını kaybetti, bir işçi ise ağır şekilde yaralandı. Olayın ardından yazılı açıklamada bulunan Makine Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Aykut Kocalar, İş Sağlığı ve Güvenliği konusuna dikkat çekti.
Kocalar açıklamasında, ‘’İşyerlerinde ölümler, diğer bir ifadeyle iş cinayetleri, yüksekten düşme, elektrik akımına kapılma, patlama, iş makinası kazaları, makineye uzuv kaptırma gibi çeşitli biçimlerde sürüyor.

Dün Uşak’ta bir işçi tamirat için çıktığı cami kubbesinden zemine düşerek, Tekirdağ’da bir işçi inşaattan yüksekten düşerek, Siirt’te bir işçi ise asansör boşluğuna düşerek hayatlarını kaybetti. Geçen hafta İlimizde bir kamyonu tamir etmek için oksijen tüpüyle kaynak yaparken meydana gelen patlamada yaralanan işçi dün hayatını kaybetti. Gene dün, Ağustos 2016 ve Haziran 2018 tarihlerinde de patlamaların olduğu İnegöl’deki sunta fabrikasında buhar kazanının patlaması sonucu iki işçi hayatını kaybetti. Önceki hafta gene ilimizde yaşanan bir vinç kazasında bir işçi hayatını kaybetti ve bir işçide halen yoğun bakımda. İşin en dramatik yanı da bugün henüz bu açıklama hazırlanırken ilimizde yine bir buhar kazanı patlaması ve ölüm haberi. Maalesef işyerlerinde ölümler kol geziyor.

İSİG Meclisi’nin yaptığı araştırmaya göre 2021 yılında 2 bin 170, 2022 yılının ilk 4 ayında 479 işçi iş cinayetlerinde hayatlarını kaybetti. Her gün en az 6 emekçinin işyerlerinde hayatlarını kaybetmesi vahim bir durumdur.

Ölümlerin göz göre göre geldiğini söylemek mümkün.
Çünkü “iş kazaları” ve iş cinayetleri insana değer verilmemesinden, önlem alınmamasından, işyerlerinin denetlenmemesinden, işyerlerine - işverenlere yaptırım uygulanmamasından, mühendisliğin yok sayılmasından ve üretim ve hizmetlerin örgütlenişindeki yanlışlardan ve işçi sağlığı – işgüvenliği (İSİG) hizmetlerinin kamusal anlayışın yok sayılarak piyasalaştırılmasından kaynaklanmaktadır.

Her türlü basınçlı kabın ve kaldırma iletme ekipmanının imalatı, kurulumu, kullanıcıların eğitimi, işletmesi, bakımı, periyodik kontrolü, onarımı, mühendislik bilgisi - hizmeti - gözetimi gerektirir. Ancak bilimin, mühendislik hizmetlerinin, meslek örgütleri/Odalarca hizmetlerin denetiminin devre dışı bırakılması ile işyerleri ölüm/cinayet mekânlarına dönüşmüştür.

İş Makinası ve Sanayi Kazanı kullanıcılarının mesleki eğitim almaları ve belgelendirilmeleri yasal olarak zorunludur. Bu açıdan bilgi birikimi ve eğitimli kadroları düşünüldüğünde Makina Mühendisleri Odası’nın (MMO) bu eğitimi verebilecek kurumlar arasında en başta yer alması gerekmektedir. Ancak ilgili yönetmeliklerde yapılan değişiklikler ile yıllarca MMO tarafından verilen bu eğitimler ve belgelendirmeler engellenmiş durumdadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) Müfettişleri de Odamız tarafından verilen eğitim ve eğitim sonunda düzenlenen belgeleri geçersiz saymakta, dahası “çantacı” diye ifade edilen kurumlarca çoğu zaman eğitim verilmeden düzenlenen belgeleri geçerli saymaktadır. Yani mesleki eğitim ve İSİG mevzuatının diğer gerekliliklerinin uygulanmasında da görüldüğü üzere sadece istismar edilen bir ticari faaliyet olarak ele alınmaktadır. Odamız tarafından verilen belgeleri geçersiz sayıp, “çantacı” kurumlarca verilen belgelerin geçerli sayıldığı sürece patlayan her kazandan, her iş makinası kazasından ve her ölümden ilgili kurumlar sorumludur.

Mesleki eğitim konusunun yanı sıra basınçlı kapların ve kaldırma iletme araçlarının periyodik kontrolleri de özel kuruluşlarca yapılmakta, ancak kontrollerin gereği gibi yapılıp yapılmadığına dair bir denetim mekanizması bulunmamaktadır. MMO, bu denetim hizmetlerinin nitelikli olarak yerine getirilmesinde görev alacak bilgi birikimi ve kadroya sahip olmasına rağmen bu süreçten dışlanmaktadır. Ancak bu ekipmanların gerçekten kontrol edilmesini isteyen, işin ciddiyetini bilen, kurumsal firmalar ile çalışmalarımız devam etmektedir.

Her iş kazasının teknik bir nedeni var, ancak asıl nedenlerden biri de, ülkemizde İSİG’e ilişkin olarak kurulan sistem ve hizmetlerin piyasalaştırılmasıdır. İşyerlerinde danışmanlık ve rehberlik hizmeti veren iş güvenliği uzmanları da sadece kazalar - ölümler olduğunda hatırlanan, bütün sorumlulukları sırtlarına yıkılan, gözaltına alınan, tutuklanan, diğer zamanlarda umursanmayan görevliler halindedir.

Büyük iddialarla lanse edilen, 6331 sayılı İş Sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu’nun kabulünün üzerinden tam 10 yıl geçmesine karşın kazalar, ölümler azalmıyor. Kanunun kabulünden bu yana en az 13 bin emekçi iş kazalarında hayatını kaybetti, milyonlarca emekçi yaralandı. Çalışma yaşamı ve İSİG konularında görev ve sorumluluğu bulunan ÇSGB ise görevlerini yerine getirmiyor, getiremiyor, sorumluluk üstlenmiyor.

Aradan geçen yıllar bir kez daha gösterdi ki işverenlerin önlem alma, devletin mevzuat yapma ve işyerlerini denetleme yükümlülüklerinin etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi, kamucu bir anlayışın benimsenmesi, sendikalar ile meslek örgütlerini, mühendislik ve tıp bilimlerini yok saymaması ile mümkün olabilecektir. Bunun için yıllardır idari, mali yönden özerk ve demokratik işleyişe sahip bir kurum olarak ifade edip önerdiğimiz, içerisinde sendikaların, meslek örgütlerinin de yer aldığı İSİG Enstitüsü derhal oluşturulmalıdır. Bu kurum, ulusal politikaları belirleme ve yaşama geçirmede özgür bilimsel iradeye ve güce sahip olmalıdır.

İSİG, patlama, yangın vb. sonrası akla gelen, birkaç gün konuşulduktan sonra yeni patlamalar, ölümler ile kısa bir süreliğine yeniden gündeme gelen bir konu olmamalıdır. Devletin ve işverenlerin görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiği, ilgili tüm tarafların kamusal hizmet bağlamında içinde yer aldığı bir konu olmalıdır. Bunun yolu da, işçiler, sendikalar, meslek örgütlerinin karar alma, denetleme mekanizmalarının asli unsuru olacakları, yasal, etkin bir kurum ile mümkün olacaktır. Bu mekanizmanın yaratılması yerine her türlü görev ve yetkiyi tek elde toplayan ÇSGB şunu bilmelidir ki, ölümlerin sorumlusu olarak tarih sayfalarında yerini alacaktır.

Artık yeter; ,iş kazalarının sona ermesini ve emekçilerin işyerlerinde ölmesini istemiyoruz.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sorumluluklarını yerine getirmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, sanayide kalifiye elaman yetiştirilmesi ve belgelendirilmesi konusunda Makina Mühendisleri Odası’na karşı zorluk çıkarmaktan, yasal olmayan tavrından vazgeçmelidir. Meslek Odaları ve Sendikaların işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanmasında karar alma, uygulama ve denetim mekanizmalarında etkin rol alacağı Enstitü derhal oluşturulmalıdır. Eğitim ve denetim kamusal bir görev ve sorumluluktur. Mevzuat (yasa, yönetmelik, Enstitü vb. tüm hususlar) kamucu bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir.

Makina Mühendisleri Odası bu süreçte her türlü desteği vermeye talip ve görev almaya hazırdır’’ ifadelerine yer verdi.

Bülten

01 Haz 2022 - 14:48 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.