Sinem Kırıcı

Sinem Kırıcı

15 Temmuz 2021 00:19:00

Yaşamak için bunların  hepsini başarmak zorundasın

Ne gece verir karanlığı, ne sabah verir aydınlığı. Değişmez gecenin ve gündüzün rengi, değişen içimizin renkleri...

Martıların terk ettiği nice kumsallar gördüm.

Bazen en sevdiğin, üzerine umutlarını   inşa ettiğin, eline hayatını  bıraktığın  insan kayar gider avuçlarından.

Sevgiye bismillah dedi mi  hepsini  göze alacak kadar güçlü olmalı insan...

Kimi su içer boğulur, kimi dert içer dirilir. Bakış tarzına göre değişir.

Aynı elmayı  yersin ama aynı lezzeti alamazsın. Elmadaki lezzet  senin ağzının tadından gelir. Hissettigin kadar iyisin, hissettigin yerdesin. yağmur   senin ağırlığınca  düşer.Kendi ellerimiz, izlerimiz...

Hiç bir çiçek vakti  gelmeden açmaz, hiç bir güneş vakti gelmeden doğmaz. Hersey vaktine  esirdir. Vakti gelince sorular da, cevaplar da verilir.

 

Hayat bazen kusar  tüm pisliğini üstüne.

Kaç kere kış geçti, kaç bahar kaç fırtına yedigini hatırla.

Donup kaldı mı hiç bir acı damarlarında...?

Unutma ki..!Senin kalen de düşerse, yitirilir tüm savaşlar...

 

Kim kilitleyebilir  göğsünü  senden başka..? Dağlar bile sürgün veriyor,  sen neyin derdindesin...?

Çal her kapıyı, kendi ara... Kapatma...

 

Aslında herşey  anlatıyor  seni  eğer okuyabilseydin kendini /içindekini/

Dinlersen hissedersin alnındaki serinliği...

 

Yüreğin  kadar  varsın yüreğin kadar yaşarsın. Dil susunca gönül  açılır, gönül  açılınca  muhabbet çeşmeleri  bir bir içine akmaya başlar.

 

Ne dert, ne keder zarar  veremez, kalbinde tevekkül olana. Kafandan  ne kadar atarsan o kadar hafif olursun. Ve kalbinde hangi makam varsa onu dinlersin

 

Bazen  çok istesen de hayat müsade  etmez. Yalvarma, yakarmak hiç birseyi  değiştirmez.  Ya çok  geç kalmışsındır, ya da çok erken davranmışsındır. İlâhi kelam ve kalemle yazılmamışsa  kendini yerden yere atmak nafiledir.

Hayır gibi  görünen nice işte şer, şer gibi görünen  nice işte hayırlar vardır.

 

Karanlık ta bir ışıktır  görebilene...

Herkes ölür  ama herkes gerçekten yaşamaz  Bir baska varoluş  şeklidir  yokluk.

 

Sen taş olarak doğmadın. Yürümek ayaksız olur, dilsiz olur. Karanlıksa  dünya, bu senin karanlığın. Aç perdeleri...

 

Herkes gider geriye bir tek sen kalırsın. Kendine iyi bak. Kimse kimsenin sırtını çıkarı  olmadıkça kaşımaz, yükünü  taşımaz hatta gözünün içine baka  baka sırtından yeleğini çalarlar.En ağır  şeydir insan...

 

Arkandan vuranlar olacak..!

Bitmedi

Bitmedi

Bitmeyecek...

 

Tekme yiye yiye böğrüne, ögreneceksin ayakta kalmayı.

 

Milyon kere vuracaklar,sırtından,kalbinden.

Bir kuracağız, vicdansız insanlar yıkacaklar. Göğsümüzdeki imanla yeniden başlayacağız.

Yıkacaklar,yapacağız, kuracağız, tekrar  tekrar.

Onlar öldürecekler biz yaşayacağız.

 

Bin kere mazlum  olsak da/  Allah rızası için /bir kere  zalim olmayacağız.

 

Başka  bir dünya yok.Ne baska bir dünya  var, ne başka  bir sen.!

Unutma ki, burası senin çöplüğün...

 

Bazen içten içe kemireceksin kendini,  vicdan muhasebesi yapacaksın.Attığın adımlar dolanacak bazen, düşeceksin. Ayağa  kalkmayı, yürümeyi ögreneceksin.

 

Yolunu  kesecek  eşkiyalar,  içten ve dıştan  kuşatılacaksın,kanayacak  dizlerin saracaksın, yola devam edeceksin, öğreneceksin  dua etmeyi, acziyetini arz etmeyi.Yaradana varış, yaradana yakarış  sebebidir acziyet. En güzel şekilde  ölmek  için en güzel sekilde yaşamaya çalışmalı insan.

 

Nereye gidersen git, döneceksin.Ne kadar dağılırsan, dağıtırsan dağıt,  toplayacaksın . Yaşamak için bunların  hepsini başarmak zorundasın.

Varla yok arasında bir yer var mı, ya da kalmakla gitmek arasında...!

İçinde savaş gürültüleri duyacaksın.Depremler, kıtlıklar, yangınlar çıkacak.karanlığın  içindeki gölgeler, korsanlar, teröristler  kolay kolay bırakmaz peşin. İmtihan bu ya...!Doğru yoldaysan yaşayacaksın bunların  hepsini ama unutma,  burası senin  çöplüğün...

Kalp kadar duvarları yüksek bir hapishane var mı..? Bütün  çağlayanlar, kasırgalar, engeller orada...Mutlu olmak mı istiyorsun hayatta, kimseden birşey  bekleme.

Bırak hüzünlü  şarkıları  dinlemeyi, yerine umutlu  şarkılar dinle çünkü  gitme vakti geldiğinde  sadece kalbindekiyle  gömülürsün

 

Bazen hiçbir yol  bulamazsın kendine işte o zaman duvarları yıkma vaktidir.

Hasta olmayana  deva gelir mi

Ötmeyen bülbüle  nazar edilir mi...!

Ve zamanla gönlüne  saplanan sızıların  haykırmakla  isyanla değil, dua ile geçtiğini anlayacaksın küçüğüm.

Bazen  gitmek  gerekir gelmek için, bazen toplamak gerekir dağıtmak için.

Bazen solar çiçekler  baska bir yerde açmak için. Bazen ayrılır yollar, tekrar   kavuşmak için...

Dünyanın  neresinde olursan ol sana ait yer mutlaka vardır.Hayatın  farklı labirentlerinden geçip, aydınlığa  çıkmayı  başaranlar,yaşamayı  göze alanlardır.

Sen yüzünü güneşe dön. Zaman zaman bulutlansa da  gökyüzü bilirsin ki güneş var ve bir gün çıkacak bulutların arasından.Dik dur. Sen yeter ki sağlam bas ayaklarını toprağa.

Gül dikmek de elinde, diken de...

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları