“buruk bir istek…”

Engelliler… Anlayışın ve kültürlerin farklı olduğu kentimizin en çok sıkıntı çeken insanları onlardır…

Daha doğumunda vücudunun herhangi bir yerindeki bir eksiklik veya bir kaza sonucu meydana gelen ve telafisi mümkün olmayan vücut eksikliği onların normal insanlardan fiziki olarak farklılığını ortaya çıkarmış “engelli olmuşlardır…”

Bir nedenle yaşamları engellenmiş, zorlaşmış insanlarımıza, bizler ne yapıyoruz…

Kültür noksanlığımızdan mı, umursamazlıktan mı yoksa engellileri senede bir anımsadığımızdan mı, onlar için ne yaptığımızı, daha doğrusu yapamadığımızı görmek istememekten mi, onların bu zor durumunu anlayamamayı kanıksamışız…

Onların “tamamen haklı” isteğinde ise, hiçbir şey yapamamak, insanı çaresiz bırakıyor… “Utanıyorsunuz…”

Engelliler haftası değil nereden çıktı bu konu demeyin lütfen, kimin nasıl ne zaman engelli olabileceğini kim bilebilir…

Yaşadığım binamızdaki bir “buruk istek” için konuyu yazmak istedim…

Binamızın yöneticiliğini yaptığım yıllarda bahçe girişini düzenlerken, engelliler için bir giriş rampası yapmayı ihmal etmemiştim… Bir kızımız var engelli, okumayı çok mu çok istiyor, yıllar önce küçüktü kucakta oturdukları kata çıkarabiliyordu, annesi veya ablasının kucağında ama her gün en az iki defa…

Büyüdü evde kalmak istemiyor okuluna devam edecek… Binamızın girişinde karşılaştığım annesi, acaba olabilir mi diye sordu…

“Asansöre kadar olan kısma bir rampa yapabilsek, hiç olmazsa asansörü kullanır oraya kadar engelli arabasından kaldırmadan çıkartabilirim, taşıyamıyorum artık yardımcı olursanız sevinirim ancak bu işi siz çözersiniz…”

Mimar olarak neler hissettiğimi tarif etmem imkânsızdı o an, düşüneyim bir çözüm buluruz dedim ama kentimizdeki yüzlerce binada, engelliler için çözümlenmemiş o kadar çok sorun var ki, bunların önde gelenleri de kamu binalarımız…

Bazı kamu binalarında son yıllarda düzenlenmiş, bazılarında ise engelli değil sağlam insanın dahi kullanamayacağı komiklikte rampalar yapılmış tabi ki var mı var, demek için…

Sevgili meslektaşlarım, son sözüm size, yaptığınız projelerde bu kısa öykümü mutlaka anımsayın, müteahhit yapmasa veya ruhsat iskân aldığınız belediyelerin ön şartı olmasa bile en azından projelerinizde çözümünü mutlaka arayın…

“Onlardan üç metrekarelik bir alanı lütfen esirgemeyelim…”

* * *

Dünün sözü: “hoşumuza giden yalanları avuç dolusu yutarız da, acı gerçekleri yudum, yudum içeriz…” (DIDEROT)

* * *

[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kendimimar - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.