SABIR, KARARLILIK VE ENERJİYİ YERİNDE KULLANMA

Bir adam var ve bu adam çok uzun bir yolu teperek başı bulutlar arasında olan bir dağın dibine kadar geldi.

Tek umudu dağın zirvesine ulaşıp oradan bakarak yakınlarda gidebileceği bir şehrin olup olmadığını görmesiydi.

Geçtiği yerlerde karşılaştığı olaylar öylesine yıpratmıştı ki önündeki tek umudu buydu eğer bunu başaramaz ise delirmesi içten bile değildi.

Fakat dağ tırmanmanın da kendine göre yasaları vardı ha demekle zirveye ulaşılamıyordu.

Sabır, kararlılık ve enerjiyi yerinde kullanma en önemli enstrümanlardı.

Adam dağı tırmandı ve tırmanış umduğundan daha uzun bir süreye yayılınca paniklemeye başladı.

Ya zirveye ulaşamaz ise ne olacaktı?

Bu kadar tırmanıştan sonra geriyede dönemezdi, dönerse umudunu tümden kaybederdi.

Zihninde bu düşüncelerle savaşarak tırmanışa devam etti ve bir yere kadar ulaştı ama bu yer henüz zirvenin çok uzağındaydı.

Kendi kendine konuşuyor kendisini bu yolculuğa teşvik edenlerin yedi geçmişine rahmet okuyordu.

Burada bir şey oldu tırmandıkça enerji kaybetti çünkü dağcı değildi, dağcı olmayınca enerjisini dengeli kullanamadı ve kafadan yanmaya başladı.

Yani sıcak altında beyni kaynıyor, nefes almakta zorlanıyor artık dinlenmekte etki yapmıyordu.

Burada yalpalamaya başladı ve dağı yan sarmaldan dolaşmaya aldı.

Öyle bir an geldiki tırmandığını sandığı anda aynı yere geri geldiğini fark etti.

O anda panikledi ve şuursuz bir şekilde dağı aşağı doğru koşmaya başladı.

Bu teslim oluşun başlangıcıydı fakat adam hâlâ kurtulacağını sanıyordu.

Günlük yaşamın çeşitli alanlarında bu ve buna benzer olaylar yaşanır fakat insan tüm umudunu zirveye ulaşma macerasına bağlayınca detayları kaçırır.

Bir oyuncu zirve umudunu kaybettiğinde önce etrafındaki dalkavuklar sezinler bunu, bu dalkavuklar sıvışmaya başladıkça zirve yolcusu daha agressiv bir şekilde inadına tırmanışı sürdürür.

Eğer zirveye ulaşırsam bunların hesabını soracağım der ve dalkavukların burunlarını sürtme planları yapar.

Fakat işi zordur çünkü dalkavuklar bir adamın o vahşi dağı tek başına tırmanarak sağ salim zirveye ulaşamayacağını hem bilir hemde görürler.

Tırmanıcı mutlak ulaşacağını sanarak inadına direnir ama gittikçe beden delirmeye başlar.

Yani bedensel yapı öyle bir zorluk altına sokulmuştur ki kapasitesinin sınırlarının çok ötesine geçmiştir.

Burada yol arkadaşlarının vefasızlığını görür fakat artık geç kalınmıştır.

Her davranışı kuşkuyla karşılanır ve herkes bundan kurtulmaya çalışıp çareler ararlar, çare ararkende kendilerine bir şeylerin bulaşmaması için tedbirlerini alırlar.

Derken adam delirdi deyip canlı bir kefene sarıp diriler mezarlığına gömerler, yani sonuçta gelinen yer bir akıl hastanesidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Barış Kaya - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.