Tehlikenin farkında mısınız?  

  Türkiye, Amerika'dan sonra dünyada en çok televizyon izlenilen ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye'de, “prime time" olarak geçen en çok televizyon izlenen saatler ise genelde ailelerin evlerinde bulundukları akşam saatleri.

TDK’nın “ altın saatler" dediği bu yoğun zamanların da kısıtlı olması dizi yapımlarını reyting savaşının birer unsuru haline getiriyor. İzleyici potansiyeli yüksek olan dizi, film ve tiyatro ile sayısı hiç de azımsanmayacak kadar fazla.  Giyinmeyi seven kitlenin yakından takip ettiği moda sektörü, hayat tarzları üzerinde adeta ideoloji oluşturuyor. Toplumun dinamiklerini etkisi altına alan bu sektörlerle İslam'ın ve Türkiye toplumunun aile yapısının dışladığı dejenere fikirler de insanlara 'toplumun normaliymiş gibi' dayatılabiliyor, ya da bilinçaltı olgularla 'özenme duygusu' veya 'ahlaki' değişimlere zemin hazırlanabiliyor.

 

Son zamanlarda yayımlanan TV filmlerinde her yolun mübah gösterildiği, zenginliğe özentinin ve çarpık yaşantı şekillerinin ön plana çıkarıldığı, dinimize ve kültürümüzle taban tabana zıt olan durumlar… Bu filmlerde maalesef, gayri ahlaki olarak başkasıyla aşk yaşamak normalmiş gibi lanse ediliyor. Aile kavramı yok; hep problemli aile, mutsuz kadın veya erkek profili, filmlerde boy gösteriyor. Yine bu filmlerde, kötü olan ilişkileri hep göstere göstere genç nesillerin dimağlarına yerleştirmek için medyanın bir araç olarak kullanılmakta olduğunu düşünmeden yapamıyorum.

 

Eskiden filmlerde hayat, hayat dersi aile kavramının önemi vb. konular işlenirdi. Ama şimdi Hiçbir şey! Aksine maddi ve manevi anlamda birçok değerimizi alıp götürdüler. Öyle diziler başladı ki; ardı ardına, insanlar televizyona kitlenip dizi bağımlısı oldular. 

 

Hiç çalışmadan ve yorulmadan zengin olmaya veya daha değişik özentilere heveslendiriyorlar.  Yalan söylemeyi, mutsuz aile profilinin ideal aile olduğunu, müstehcenliği, aldatmayı, şehveti ve kötü yolları öğrettiler. Hatta daha da ileri giderek, aile içinde ahlaksızları had safhaya ulaştırdılar.

 

Bu tür diziler bizlerden çok şeyleri kopardı. Sonuçlarını yaşıyoruz ama korkarım ki bu daha iyi günlerimiz. Görüyoruz ki kadınlara şiddet, ırza geçmeler, çocuk yaşta olanlara kötü muameleler arttı, eroin bağımlılığı veya kullanımı çocuk denilecek yaşlara indi. Kişilerde psikolojik sorunlar arttı. İnsanlar birbirlerine karşı merhametli olmayı unuttular ve vefa yerini bencillik aldı. Bulunduğumuz ortamlarda saygı sevgi ortamı kalktı.

Sormadan geçemeyeceğim. Bu denetim mekanizması ne iş yapıyor. Toplum elden giderken kültürümüz yozlaşırken, aile ve çocuklarımızla bir film izleyemez durumuna geldik. Bu RTÜK ne iş yapıyor.   Deyim yerindeyse ‘’Kimin eli kimin cebinde belli değil’’ aile kavramı yok oluyor. Sayın RTÜK üyeleri TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?
 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Barış Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Fırat Güneş - Kalemine sağlık dostum güzel bir yazı olmuş.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Mayıs 01:00