4 yıl önce, 4 yıl sonra, yine, yeniden fırsatçı baklavacılar...

Pahalılık, enflasyon, kriz falan derken, Gaziantep'te, 15-20 gündür baklavacılar ile fıstıkçıların savaşına şahitlik ediyoruz. 

Baklavacılar, yükselen fıstık fiyatından stokçu fıstıkçıları sorumlu tuttu, "Fıstıksız baklava" tehdidinde, bulundu. Tabi, fırsatı da kaçırmayıp, ürünlerine hemen yüzde 30 zammı dayadı...

Fıstıktılar da, haklı olarak baklavacılara cevap verdi. Hemen ardından da fıstık fiyatları yüzde 20 düşse de, baklavadaki yüzde 30'luk zam vatandaşın yanına kar kaldı...

Ne oldu, lobisi güçlü baklavacılar bağırınca, bir baktık ki, GATEM Fıstıkçılar Sitesi'nde denetleme üzerine denetleme... 

Aslında, bu gelişmelerin üzerine yazacağım çok şey var da, baklavacıların ne uyanıklığı, ne fırsatçılığı değişiyor. O yüzden ben de 4 yıl önce, 30 Temmuz 2018'de, baklavacılar ile ilgili yazdığım yazıyı yeniden paylaşıyorum... 

Okuyun ve sizler karar verin, o gün yazdıklarım ile bugün yazdıklarım arasında ne fark var?

Eminim, sizler de o gün ile bugün arasındaki tıpa tıp benzerliğe şaşıracak, "Yok artık, biz aynı filmi, 4 yıl önce de izlemişiz" diyeceksiniz...

XXX

30 TEMMUZ 2018 TARİHLİ YAZI...

Fırsatçı mı, kazıkçı mı? Bu hafta baklavacı haftası…

Yaklaşık bir yıl önce yine yazmıştım. Hemen hemen yine bu dönemlerdi. Antep fıstığında rekoltenin düşük olması nedeniyle, bayram öncesi baklavacıların fiyatlarını bir anda 60 TL’den 80 TL’ye yükseltmelerini eleştirmiş, “UYANIK BAKLAVACILAR” diye bir tabir kullanmıştım.

Çok iyi hatırlıyorum, şunu da belirtmiştim. “Fıstık fiyatları ne zaman yükselse, bunu bahane edip zam yapan baklavacılar, fıstık fiyatları düştüğünde neden indirim yapmaz ki” diye de sormuştum…

Özür dilerim, yanılmışım…

Baklavacıların, sadece fıstık yükseldiğinde değil, fıstık düştüğünde de zam yapacak kadar fırsatçı olduklarını bilmiyormuşum, öğrendim…

xxx

Öncelikle şunu belirtelim. Baklava demek Gaziantep demek. Bu kentin dışarda bilinen en iyi markası. Bunu eleştirmekten hoşnut olduğumuzu kimse düşünmesin. Çok şükür, kimsenin kazandığı parada gözümüz de yok, kendi yağımızda kavruluyoruz…

Ama, öyle gelişmeler yaşanıyor ki, yazamadan duramıyoruz.

Bir hafta boyunca, baklavacılarla ilgili araştırma yaptım. Yaptığım araştırmaların sonuçlarını, 3-4 habere böldüm. Bu hafta yazı dizisi gibi, full baklavacıları işleyeceğim…

XXX

13 Mayıs 2018. Gaziantepli baklavacılar, Antep fıstığı fiyatlarındaki anormal yükseliş nedeniyle BAKTAD Başkanı Mehmet Yıldırım’ı etkileyip, İstanbul’da bir basın toplantısı yapılmasını sağladılar. Toplantıda, açık tehdit vardı. “Baklavayı fıstıkla değil, cevizle, fındıkla yaparız…”

Aslında, baklava 220 TL falan hiç olmadı da, toplantı İstanbul’da, hem de BAKTAD Başkanı yaptığı için ses getirdi. Tüm ulusal medyada manşet oldu.

Baklavacılar amaçlarına ulaştı, bir anda mağdur pozisyonuna oynadı.

O günlerde, Emek’teki sıra sıra tatlıcılardan birisinden, 1 tepsi burmalı kadayıf alırken, “Abi 1 kilogram fıstık fiyatına, sana 2.5 kilogram tatlı veriyorum” demişti. Ben de, “Fıstık 100 TL’ye düşürse ne yaparsın” diye sorduğumda, “Bir daha düşmez, düşerse, 50 TL’ye tatlı veririm” cevabını verdi. “Sözünü unutma, görüşeceğiz” diyerek yanından ayrıldım…

Aradan 3.5 ay geçti.

Baklavanın hasat mevsimi geldi. Belki de son 20-30 yılın en büyük rekoltesinin beklendiği bir yıl.

Kuş boku değimiz, baklavalık iç Antep fstığı, hem de en kalitesinin fiyatı şu anda 90 TL.

220 TL nire, 90 TL nire…

Fıstık fiyatı yüzde 150 oranında düştü, “Bakalım baklava fiyatı düşer mi” diye beklerken, baklavaya zam haberi geldi.

Şaka değil gerçek. Fıstık 220 TL iken baklavayı 80 TL’ye satanlar, fıstık 90 TL’ye düşünce baklavayı 100 TL’ye satmaya başladılar…

Bunun adı fırsatçılıkta değil, resmen kazıkçılıktır…

Geçen hafta Levent Özkurt’un yazdığı kadayıfçılar da tabi ki bu fırsatçılık ve kazıkçılığın tam göbeğinde…

XXX

Ben yazıyorum diye, baklavacılar beni kötü adam ilan etti, whatshap gruplarında benim hakkımda küfürler, eleştiriler, tehditler dolaşıyormuş…

Baklavacılar beni eleştireceklerine, önce aynaya baksınlar…

Bu kentin Gelir Vergisi’nde ön sıralarda baklavacılar da var. Kim oldukları az çok belli. Allah daha çok vesin…

Peki, kazandığınızın ne kadarını bu kent için harcıyorsunuz?

Hanginiz bu kentin sosyal hayatına bir gram katkı sağladınız?

Hanginiz bu kentin en büyük sorunu olan derslik sorununun çözümü için okul yaptırdınız?

Hanginiz bu kentin polisine, jandarmasına lojistik destek sağlanacağı zaman vardınız?

Daha ileri gideyim…

Hanginiz Gaziantepspor için ne yaptınız?

Çok değil, 2 yıl önce Beşiktaş Gaziantep’e şampiyonluk turu için geldiğinde, iki günde harcanan 30 milyon TL paranın yüzde 75’sini siz kazanırken, hanginiz Gaziantepspor’a sponsorluk, reklam veya farklı bir destek verdiniz?

Daha da öteye gideyim…

Gaziantepspor Kulübüne gönderilen 2-3 tepsi baklavanın arasına faturasını koyup göndermediniz mi?

O yüzden, iyisi mi, siz bırakın beni eleştirmeyi de, önce bir aynaya bakın. Gaziantep’in en önemli markası hatırına yıllardır susuyorduk ama, artık yeter.

Siz madem fırsatçılıktan vazgeçmiyorsunuz, ben de, ambalaj vurgunu, aflotoksin analizi, ne varsa bu hafta yazacağım…

El mi yaman, bey mi yaman göreceğiz

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.