Beyin Anevrizmaları

 Dr. Öğr. Üyesi Kadir ÇINAR

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi

Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı

  Beyindeki atardamar duvarının zayıflamasıyla, damarın dışına genişlemesi şeklindeki balonlaşmaya anevrizma (beyin damar baloncuğu) denir.

Beyin anevrizmaları genellikle damarların çatallandığı alanlarda görülür. Normal damara göre balonlaşan bu yapı daha dayanaksızdır. Özellikle yüksek efor gerektiren aktivitelerden sonra yırtılıp beyin içinde kanamaya neden olarak yaşamı riske atabilir.

 Beyin anevrizmasının sıklığı ve nedenleri

Beyin anevrizmasıyla gelişen beyin kanaması sıklığı her toplumda farklılık göstermesine rağmen ortalama yıllık 100 binde 10-15 dolayındadır 

Ülkemizde yılda ortalama 10 bin kişinin anevrizma nedeniyle beyin kanaması riskiyle karşı karşıya olduğu kabul edilmekte, yaklaşık 1/3’ü sağlık kuruluşuna başvuramadan yaşamını kaybedilmektedir.

Sağlık kuruluşuna başvuran kanamış hastalarda yaşam kaybı oranı yüzde 25-40 arasındadır. Anevrizması kanamış hastaların neredeyse yarısı yaşamını kaybettiğinden henüz kanamamış ve kanama riski yüksek hastanın erken teşhisi ve tedavisinin başlatılması çok önemlidir.  

Her yaşta görülebilen anevrizmanın 25 yaş ve üstü sıklığı gün geçtikçe artış göstermektedir. 50-60 yaş arasında en sık görülmekle birlikte, kadınlarda erkeklerden üç kat fazla karşılaşılır. Aile fertlerinde görülmesi, ailenin diğer fertleri için riski artırmaktadır.

 

Beyin anevrizması oluşmasındaki risk faktörleri:  

   1. Hipertansiyon

   2. Sigara ve aşırı alkol tüketimi

   3. Şeker hastalığı

   4. Genetik yatkınlık

   5. Kan damarlarında görülen damar sertliği ve travmaya bağlı oluşan hasarlar.

 

Belirtileri

Beyinde kanamamış anevrizması olanların çoğunda herhangi belirti görülmeyebilir. Küçük bir hasta grubunda ise başın bir bölgesinde ısrar eden baş ağrısı, göz sinirlerinde göz kapağında düşme ve gözün rahatlıkla hareket ettirilememesi gibi felç durumları, çift görme, göz bebeğinin tek taraflı genişlemesi, göz çevresinde ağrı gibi semptomlar görülebilir. Beyin anevrizması kanadığında ise kişiden kişiye farklılık gösteren ve hafif bir baş ağrısından ağır koma tablosuna kadar değişen geniş bir yelpazede semptomlar görülebilir.

 

En sık görülen belirtiler; baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, bulanık ya da çift görme, ışığa hassasiyet (fotofobi), ensede sertlik (başın kolay eğelememesi), tansiyon ve nabız değişiklikleri, kasılmalar ve sara nöbetleri, komaya kadar uzanan bilinç değişiklikleridir.

 

Tanı

Beyin anevrizmalarında kullanılan tanı yöntemleri:

 - Beyin Anjiyografisi: Anevrizmaların tespitinde en önemli ve faydalı yöntemdir. Genellikle radyoloji bölümü tarafından uygulanan anjiyografi yeni yönetmelikle nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi bölümlerinde de uygulanmaya başlanmıştır.

  - Bilgisayarlı Tomografi-Anjiyografi (BTA): Hastanın kolundaki bir toplardamardan boya maddesi verilerek beyin anjiyografisine benzer görüntüler alınır. Bir dakikadan kısa sürede çekim tamamlanır, inme riski taşımaz.

  - Anjiyografi (MRA): MR görüntüleme cihazıyla yapılabilen, hastaya zarar vermeyen bir testtir. İlaçlı çekimlere göre daha az ayrıntı göstermesi nedeni ile çok fazla tercih edilmemektedir. 

Tedavi Seçenekleri

Beyin anevrizması tanısı alan hastalarda önemli üç tedavi seçeneği bulunur. Gözlem, klinik ve radyolojik takip, cerrahi tedavi yani anevrizmanın kapatılması ve damar içi tedavi ile stent takılması ve anevrizmanın içinin doldurulması. Beyin anevrizmasının tedavisine diğer hastalıklarda olduğu gibi hasta ile hekimin birlikte karar vermesi gerekir. Kanama sonrası hastanın şuuru kapanmış ve durum acilse, bu karar hastanın en yakın akrabaları (eş, anne, baba, çocuk gibi) ile verilmelidir. Hastayı takip edecek olan hekim her bir seçeneğin riskini ve yararlarını anlatıp onamlarını alarak tedaviye başlamalıdır. 

1.  Gözlem ve Takip: Anevrizma küçükse, bulunduğu yere bakıldığında kanama ya da büyüme olasılığı düşükse hasta sadece takip seçeneğini tercih edebilir. Ancak hasta yıllık yüzde 2-4 düzeyinde kanama riskinin olduğunu bilmelidir. Takipteki hastalar içiyorsa sigarayı bırakmalı, gerekiyorsa tansiyonun kontrol altında tutmak için ilaç kullanmalıdır. Tanıya yönelik testlerin tekrarlanması gerekir.

    

2. Cerrahi Tedavi: Beyin ve omurilik cerrahları tarafından açık cerrahi işlemiyle tedavi, anevrizmalı hastalara 1937 yılından bu yana uygulanan, etkili bir girişimdir. Bu tedavide genel anestezi verilerek hastanın kafatasında açılan küçük bir pencereden anevrizma, çevre beyin dokusuyla damarlardan sıyrılarak titanyum küçük metal bir klip (metal mandal) ile kapatılır. Bu işlem sırasında ve sonrasında anevrizmanın kökeni olan damarda kan akımı normal devam etmelidir. Klip konulduktan sonra beyin zarı dikilerek kafatası kemiği yerine konulur, kesiler saçlı deride olduğu için yüz bölgesinde iz olmaz. Ameliyatta kullanılan klipler kalıcıdır, vücuda herhangi bir zarar vermez, MR ile uyumlu olduğu için bu ameliyatı geçiren kişilere MR çekilmesine engel teşkil etmez. Normal koşullarda hasta, anevrizma cerrahisinden sonra ilk gün yoğuna bakımda olmak üzere ortalama bir hafta hastanede, sonrasında üç dört hafta ev istirahati önerilir. Ameliyat sonrası bu hastalıkla ilgili ömür boyu ilaç kullanması gerekmez.

3. Endovasküler (Damar İçi) Tedavi: Bu tedavi yönteminde genellikle kasık bölgesinden girilen bir kateter ile anevrizmanın olduğu damara ulaşılarak baloncuk içine özel teller yerleştirilir veya baloncuğu devre dışı bırakan stent konulur. 

1970’li yıllarda kullanılmaya başlanan bu yöntemi ülkemizde başlangıçta girişimsel radyologlar yaparken son yıllarda bu konuda eğitim alan nöroloji, beyin ve omurilik cerrahları da yapmaya başlamıştır. Açık ameliyata göre daha kısa sürer, daha az ağrılıdır, iyileşme birkaç gün sürer. Avantajlarına rağmen özellikle işlem sırasında kanama gibi komplikasyonların açık cerrahiye oranla daha zor kontrol edilebilmesi nedeniyle yüksek risk taşıyabilir. Bu işlem yapılan merkezlerde anevrizma konusunda tecrübeli beyin ve omurilik cerrahi ekibinin bulunması gerekir. 

Sonuç olarak beyin anevrizması tespit edilmiş bir hastanın hangi yöntemle tedavi edileceği konusunda; hastanın genel durumu, anevrizmanın bulunduğu beyin bölgesi, hastada kanama olup olmaması gibi birçok faktör rol alır. Tedavi şekline hastayı tedavi edecek merkezdeki beyin cerrahı ve girişimsel radyolog ortak karar vermelidir. SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde beyin anevrizma hastalıkları, tecrübeli beyin ve omurilik cerrahi ekibi ve tecrübeli girişimsel radyoloji kliniği tarafından tedavi edilmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sağlık Köşesi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.