Sık görülen spor yaralanmaları

Öğr. Gör. Dr. Faruk AYKANAT

SANKO Üniversitesi Hastanesi

Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü

 

Her yaş grubu içi spor mutlaka hayatımızın içinde olmalıdır. Peki, spor yaralanmaları neden olur? Özellikle iyi ısınmama, sporu tekniğine uygun şekilde yapmamak, yeterli antrenman yapmamak, eksik ekipman vb. etkenler spor yaralanmalarına neden olabilmektedir.

Egzersiz ve spor, sağlığımızdaki öneminden dolayı sadece sporcuların değil, genç yaşlı fark etmeksizin herkesin yaşam tarzında yer bulmaktadır.   

 Kişilerin kendilerine uygun sporlar yapmaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak yarar sağlar. Spor öncesinde ısınma ve spora özgü hazırlıkların bilinçli yapılması olası yaralanmaları azaltacaktır.

Spor yaparken kas iskelet sisteminde yaralanmalar olabilir. En sık yaralanmalar kas-tendon bölgelerinde olup, eklemlerde ve bağ dokularında da spordan alıkoyacak ciddi yaralanmalar görülebilir. Yaralanmaların yerlerine göre ağrı nedenleri farklılık gösterir.

Kalça ve kasık bölgelerindeki ağrı nedenleri

Bu ağrılar daha çok futbol ve koşularda görülmekle birlikte, akut veya kronik başlangıcı olabilir.

Ağrı nedenleri birbirlerini taklit edebilir. Kas zorlanmaları, yırtıkları, kemik ezilmeleri, eklem kapsülü yırtıkları gibi akut başlayabileceği gibi kasık fıtığı, kemik ödemi ve vasküler nekrozu bazı stres kırıklarında kronik (sinsi başlangıçlı) olabilir. Ayrıca bu bölgenin yansıyan ağrılarında sinir sıkışmalarını, omurga patolojilerini ve karın bölgesinde kasık fıtığı gibi ağrı nedenlerini incelemek gerekmektedir.

Kasık ağrısının en sık nedenlerinden olan uyluk tendinopati, aşırı kullanmaya bağlı olarak tendon üzerinde tekrarlayıcı ağrıya neden olur. Eğer kalçada addüktör kaslardan daha da fazla ani yüklenme olursa, kalça ekleminin dışa doğru zorlanmasıyla yırtık da görülebilir. Uyluk ön yüzünde bulunan quadriseps kas grubu yaralanması da kalçaya yayılan ağrı yapar ve özellikle futbol yaralanmalarında sık görülür.

Arka adale çekmesi olarak bilinen uyluk arkası boyunca uzanan hamstring kaslarının aşırı gerilmesi veya yırtılması sonucu yanma ve batma tarzında ağrı olur. Daha nadir görülen kalça eklem kapsül yırtıkları, pubik kemik ödemi ve kalça femur baş kısmının avasküler nekrozu ciddi ağrıya neden olur ve ayrıntılı muayene gerektirir.

Baldır bölgesi ağrı nedenleri

Bacak arkasında bulunan ‘kalf’ kasları diğer kas yaralanmalarında olduğu gibi artmış gerilme ve ani kasılma sonucu yaralanabilir. Sportif aktivite sırasında ani acı ve çekme hissi ile sonrasında ayak üzerine basamama kadar ciddi ağrılar olabilir.

Ayak bileğine yakın baldır kaslarının topuk kemiğine doğru yapışan tendon kısmında, aşil tendon yaralanmaları görülebilir.

Tekrarlayan tendinitler nedeniyle dejenere olan tendonda hareket esnasında aniden pop sesi hissedilmesiyle tam kopmalara varan yaralanmalar görülebilir. Uyluk ve baldır bölgesi kas yaralanmasının ciddiyetine göre o bölgede şişlik ve morluk görülebilir, ileri derece yırtıklarda hareket kaybı olabilir. 

Muayene sonrası tanı, çekilen MR veya ultrasonografi tetkikleriyle konur ve adalelerde birinci derece hafif esnemelerden üçüncü dereceye kadar varan yırtıklar görülebilir. MR görüntüleme ile yaralanma bölgesinin lokalizasyonunu, kas yırtığına bağlı hematom ve ödemin miktarını daha net değerlendiririz.

Adale yırtığı neden olur?

Günlük hayatımızda sporun daha da çok yer almasıyla yaralanmalar da sıkça karşımıza çıkmaktadır. Aslında en sık neden spor yapmadan önce kasların yapılacak hareket için yeterince hazır olmamasıdır. Yeteri kadar esneme-germe, ısınma egzersizleri yapılmaması, aşırı yorgunken spora başlanması, sportif yanlış teknik, hareketler sırasında aşırı yüklenme ve uykusuzluk, konsantrasyon bozukluğu gibi nedenler yaralanma riskini artırır. 

Tedavide neler yapılır?

Yaralanma sonrası ilk müdahaleye PRICES (istirahat, buz uygulama, kompresif bandaj ve yaralı ekstremitenin yukarı kaldırılması) protokolü ile başlanır.

 Yaralanan bölgede kanamaya bağlı ödemin ve ağrının sınırlandırılması için ağrılı bölgeye 10-15 dk. buz uygulanması yapılır. Ödemin kontrolü devamında elastik bandaj veya korseler kullanılabilir. Koltuk değneği kullanılarak yaralanan bölgenin yükü azaltılmalıdır. İlk müdahalenin ardından özellikle evre üç ve üzeri yırtıklarda kök hücre uygulamaları, PRP (Trombositten Zengin Plazma) enjeksiyonları büyüme faktörleri içerdiğinden tedavi sürecine katkıda bulunmaktadır. İleri derece yırtıklarda nadir de olsa cerrahi tedavi gerekmektedir. Akut tedaviyi takiben fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci başlanarak sağlıklı bir şekilde spora dönüş planlanmalıdır.

Diz bölgesi ağrı nedenleri nelerdir?

Futbol, basketbol, voleybol gibi rekabetin daha fazla olduğu temas sporlarında, diz yaralanmasıyla sık olarak karşılaşmaktayız. Diz eklemi menteşe şeklinde olup çapraz bağlar, iç ve dış yan bağlar, menisküsler ve kıkırdaklar bulunur. Koşma sırasındaki oluşan ağrının yanı sıra şişlik, dizi katlamada zorluk, dizde kayma ve boşluk hissetme gibi yakınmalar görülebilir. 

Ön çapraz bağ nasıl yaralanır?

Ön çapraz bağ (ÖÇB) sportif aktivite esnasında, temas olmadan vücudun ayak üzerinde ani dönüş, sıçrama, yüksekten atlama ile yaralanabilir. Yetersiz kas gücü, hantallık veya aşırı kontrolsüz egzersiz yaralanmayı kolaylaştıran nedenlerdir.  

Dizde kopma genellikle hissedilir, diz şişmeye başlar ve bu durumda spor aktivitesine devam edilemez. Kopma sonucu kayan dizde beraberinde iç yan bağ, menisküs ve kıkırdak yaralanması da görülebilir. İlk yaralanma dönemi geçtikten sonra dizde şişlik ve ağrı giderek azalır ancak tekrar spor yapma isteği esnasında dizde güvensizlik boşluğa gelme hissi ve aktivite ile tekrarlayan kaymalar görülebilir. Ön çapraz bağ yaralanmasının tanısı en iyi MR tetkiki ile konur. Dizde ek olarak menisküs yırtığı, iç yan bağ ve kıkırdak yaralanmaları da MR da teşhis edilebilir.

 Ön çapraz bağ yırtığında ameliyat gerekli midir?

Eğer ön çapraz bağ tam olarak kopmuş ise hastanın yaşı, aktivite seviyesi, sporla ve mesleği ile ilgili beklentileri göz önüne alınarak tedavi seçeneklerine karar verilir. ÖÇB yaralanmış dizin dengesi ve kinematiği bozulacağından, ilerleyen günlerde tekrarlayan kaymalar menisküs yırtıklarına, kıkırdak aşınmalarına ve sonuçta dizde (kireçlenmeye neden olur. Bu nedenle genç, spor yapan veya yüksek aktiviteli işlerde çalışan, aktif yaşam seviyesi yüksek kişilerde dizdeki stabiliteyi sağlamak amacıyla kapalı cerrahi tedavi uygun görülür. 

Ameliyatın amacı dizdeki dönmeleri, boşluk hissini ve güvensiz basmayı ortadan kaldırmak zorlayıcı işlerde çalışanların ve sportif faaliyetlerde daha güçlü basabileceği diz eklemi elde etmektir. Günlük hayatında dizde ağrı ve boşluk hissi şikayeti olmayan, sportif faaliyetlerden uzak ve daha pasif yaşantısı olan ileri yaş hastalar ameliyat olmadan takip edilebilir. Ameliyat olmayan hastalar ciddi rehabilitasyon programlarına uymalılar. Aksi halde güçlü olmayan dizde kaymalar sonucunda menisküs ve kıkırdak yaralanmaları görülebilir.

 Ön çapraz bağ cerrahisi kapalı yöntemle yapılır. ÖÇB yırtığı beraberinde menisküs veya kıkırdak yaralanması varsa aynı seansta müdahale edilebilir. ÖÇB’da kopma sonucu bağ lifleri parçalanmış olduğundan genellikle yeni bir bağ dokusu ile onarım yapılır. Bağ dokusu nakli için hastanın kendisinin genellikle uyluk adalesinden (otogreft) ya da kadavradan (allogreft) alınan bağ doku grefti ile onarım yapılır.” 

Çocuklarda ÖÇB yırtığı tedavisi

Kemik büyümesi devam eden çocuklarda ön çapraz bağların kemik tutunma yerleri büyüme plağından geçtiğinden, önceleri bu bölgenin cerrahisinden kaçınılır. Büyüme tamamlanana kadar dizde beklenmedik menisküs ve kıkırdak yaralanmalarını yol açabileceğinden, büyüme plağının etkilenmeyeceği yeni cerrahi modifikasyonlarla artık çocuk çağında da ÖÇB ameliyatı yapılabilmektedir. 

Menisküs ve kıkırdak yaralanması

Spor yaparken aniden durma, dönme, zıplama hareketleri sonucunda veya günlük aktiviteler sırasında dize aşırı yüklenme ve ters hareket ile hasar meydana gelebilir. Dizde yürürken takılma hissi, merdiven inip çıkmada zorluk ve en çok da ağrı olur. Menisküs diz eklemi kemikleri arasında dışta ve içte olmak üzere iki adet C şeklinde elastiki yapıdır. Eklemin yük dengesini ve kıkırdaklar ile kayganlığını sağlarlar. Menisküs yırtığı aniden travmatik olabileceği gibi ileri yaşlarda zamanla deformasyona bağlı görülebilir. Eklem kıkırdağı hasarlandığında iyileşmesi zor bir yapı olması nedeniyle yüzey kayganlığı azalır ve pürüzlü hale gelir. MR ile yaralanmanın teşhisi ve seviyesi belirlenir.

Menisküs ve kıkırdak yaralanması tedavisi

Bu tedaviye menisküs yırtığının tipine, büyüklüğüne ve yine hastanın yaş ve fonksiyonel kapasitesine göre karar verilir. Artroskopik cerrahide dejeneratif olmayan yırtık parçaları mümkün ise dikilerek tamir edilir, eğer yırtık dejeneratif ise dejeneratif menisküs kısımları tıraşlayıp çıkarılırken amaç mümkün olduğunca menisküs dokusunu korumaktır. 

Kıkırdak hasarın dizde yaygın ve ilerleyici sorunlar oluşturur. Kendiliğinden iyileşme potansiyeli az olduğu için tedavi edilmediğinde ileride kıkırdak dejenerasyonu kireçlenmeye yol açabilir. Tedavinin başlangıcında dize yönelik rehabilitasyon programları, kilo verme, ödem ve ağrı kesici ilaçlar, glikozaminoglikanlar, kollojen kullanımı yapılır. Son yıllarda hastanın kanından alınarak hazırlanan PRP (trombositten zengin plazma) veya yağ dokusundan elde edilen kök hücre tedavileri uygulanabilir. 

MR tetkiki ile hasar tespit edilebilse de en değerli tanı ve tedavi yöntemi artroskopik değerlendirmedir. Artroskopi ile kıkırdak yüzeylerin hasar büyüklüğü derinliği lokalizasyonu belirlenir. Lezyonun büyüklüğüne göre 2.5 cm’den küçük ise mikrokırık (kemik iliğini uyarıcı yöntem), 2,5 cm’den büyük ise mozaikoplasti (kıkırdak nakli) veya kıkırdak çatı örtüleri ile onarım sağlanabilir. 

Diğer sık görülen spor yaralanmaları

Spor yaralanmalarında en sık şikâyeti tendon-kas yaralanmaları sonrasında görülür. Etkilenen bölgede ağrı nedeni ile hareketler kısıtlanır. Ekstremitenin hareketini sağlayan kas tendon bölgesinde, dejenerasyondan yırtığa kadar değişen seviyelerde hasar meydana gelebilir. Öncesinde hafif ağrı ile başlayan şikayetler, daha sonra inflamasyonun artması ile kişiyi spor yapamaz hale getirebilir.

Sporla ya da ağır işlerde yüklenme sonrasında vücudumuzun çeşitli bölgelerinde görülen ağrı nedenler şöyle sıralanabilir:

- Bursitler:

Bursa genellikle ekstremitelerimizin keskin çıkıntılı omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz ve ayak bileği eklem ve kas çevresi bölgelerinde bulunan sıvı dolu bağ dokusu keseleridir. Bu keseler tendon bağ ve kemik etrafında sürtünmeyi azaltarak yastıkçık görevi yapar. Eklemlerde aşırı hareket ve tekrarlayıcı travmalar, kas ve tendon üzerindeki ‘Bursa’da enflamasyona ve iltihaba neden olur ve Bursit meydana gelir. Sık olarak dirseğin arkasında, kalça dış yanında ve diz önünde tekrarlayan sürtünmeler sonucu oluşur. Oluşan iltihabi sıvı boşaltılır ve ilaç tedavisi ile genellikle cerrahiye ihtiyaç duyulmadan geçirilir. 

- Tendinitler:

Tendinit kası kemiğe bağlayan tendon bağ dokusunun enflamasyonudur. Tendonun sürekli zorlayıcı hareketleriyle oluşur ve kronik hal alabilir. Tendon seyri boyunca ağrı olur ve tendonun bağlı olduğu kas hareketini kısıtlar. Sıklıkla omuz, dirsek, el bilek, kalça, diz, ayak bilek tendonlarında görülebilir. Tendinitler görüldüğü yerlere göre spesifik adlandırılır. 

· Omuz çevresi tendinitler:

Omuz çevresi kas-tendonları ‘Rotator’ manşet grubu şeklinde adlandırılır. Gençlerde cisim atma-fırlatma ve aşırı kontrolsüz fitness hareketleri sonrası ağrı, ileri yaşta da tekrarlayan zorlayıcı hareketlerle sinsi başlangıçlı ağrı olabilir. Tendinit omuz hareketlerini kısıtlayabileceği gibi gece uykudan uyandıran ağrıya da neden olabilir. İleri yaşta da yıpranmış omuz tendonları arasına dolan kalsiyum depozitleri sonucu kalsifik tendinit görülür. Tendinitin aksine hiçbir travma ve zorlamaksızın aniden ağrı atağı ile ortaya çıkabilir. Devam eden zorlayıcı hareketlerde bu atağı ve ağrıyı artırır.

· Tenisçi Dirseği (Lateral Epikondilit):

Dirseğin dış kemik çıkıntısından başlayarak ön kol yüzeyine yayılan bir ağrı hissedilir. El bileğini yukarı doğru kaldıran kas grubu tendonlarının aşırı kullanım veya zorlamasıyla oluşan rahatsızlıktır. Sıklıkla tenisçilerde görülse de el bileğiyle ağır işlerde çalışanlarda da rastlanır. 

· Golfçü Dirseği (Medial Epikondilit):

Dirseğin iç kısmından başlayan ağrı, ön kolun iç kısmına kadar yayılabilir. El bileğini aşağıya doğru hareket ettiren kas grubu tendonlarının aşırı kullanımıyla oluşan rahatsızlıktır. Golf oynayanlarda, marangozluk gibi ağır iş gruplarında da görülebilir.

· De-Quervain Tendiniti:

El bileği bölgesinde, başparmak tendonunda zorlanma sonucunda ortaya çıkar. Daha sıklıkla yeni doğum yapmış annelerde yanlış el bilek pozisyonuyla emzirmeye bağlı görünür.

· Kalça Trokanterik Bursit ve Tendinit:

Kalça dış yanında bulunan yastıkçıkların aşırı sürtünmesi sonucu kalça dış trokanterik bölgede bursit oluşur ve kalça hareketlerinde aşırı ağrıya neden olur. Genellikle voleybolda sıçramada ve koşucularda aşırı tekrarlayıcı zorlama nedeniyle meydana gelir. 

· Runner’s Knee (Koşucu Dizi):

Atletlerde sıçrama ve diz bükme hareketlerinin sık yapıldığı sporlarda ya da uzun süre oturup ayağa kalkmada, squat hareketlerinde ve merdiven inip çıkmada dizin aşırı bükülmesi sonucu diz kapağı tendonunda dejenerasyon oluşarak tendinit meydana gelir. Patellar tendinit olarak bilinen hastalıkta zayıf uyluk kası, bacak biyomekaniğinde bozulmalar, yanlış antrenman ve sert koşu zemini de etkilidir. Tedavisinde diz çevresi ve uyluk kaslarını güçlendirme, germe egzersizleriyle programlı rehabilitasyon uygulanır.

· Aşil Tendiniti:

Aşil tendon vücuttaki en büyük ve en kuvvetli tendondur. Koşma ve sıçrama sırasında ayak bileğinde en önemli hareketi sağlayan anatomik yapımızdır. Aşırı kilo, sürekli topuklu ayakkabı kullanmak, kontrolsüz aşırı aktivite tendona binen yükü artırır. Özellikle futbol, basketbol ve tenis gibi sportif faaliyetlerde yeterli olmayan ısınma, engebeli zemin ve yanlış antrenman kronik ayak bileği arkası ağrılarına neden olabilir.

Ayak bileği arkasında, yürüyüş ya da spor sonrası şiddetlenen ağrı hissedilir. Şikayetler devam ederse, ayak bileği arkasında ağrılı şişlik meydana gelir. Tedavisinde ilaçların yanı sıra germe egzersizleri, elektroşok tedavi, ayakkabı modifikasyonları ve tabanlıklar, uzun süren şikayetlerde tendon çevresine PRP enjeksiyonu yapılabilir. 

· Plantar Fasiit:

Yine uzun koşu yapanlarda ve uzun süre ayakta bekleme sonrası ayak tabanındaki bandın enflamasyonuna denir. Ayak tabanını germe egzersizi ve tabanlık uygulamaları ile fasya rahatlatılabilir

Tendinitlerde Tedavi:

Tedavi tendinitin görüldüğü yer ve şiddetine göre tedavi planlanır. Şikâyetin başlangıcında tendon hareketlerinin kısıtlanması ve istirahati sağlanır. Etkilenen bölgenin dinlendirilmesi, inflamasyonun ve ödemin gerilemesinde önemlidir. Ekstremitenin hareketini kısıtlamak ve ekleme binen yükü azaltmak için ekleme uyumlu çeşitli ortezler kullanılır. 

İltihabın ve şişliğin baskılanması için ağrı olan bölgeye soğuk uygulama (günde iki üç kez 15’er dk.) yapılır. İnflamasyonu önlemek için steroid içermeyen (NSAİİ) antienflamatuar ilaç tedavisi başlanır. ESWT (elektroşok dalga), yüksek yoğunluklu lazer tedavisi ve ultrason, ağrının ve ödemin geriletilmesinde tedavinin ilerleyen aşamalarında kullanılır.

Akut tedavi bittikten sonra etkilenen bölgenin rehabilitasyonunu ve tekrar hareketinin sağlanmasına kadar geçen süreyi iyi yönetmek gerekir. Yeterli güce ulaşmamış tendon ve kas bölgesi tekrar yaralanmaya, daha ciddi hasara ve tedavisi uzun bir sürece yol açacaktır. Ağrıyı ve inflamasyonu baskıladıktan sonra fizyoterapiyle ekstremitenin etrafındaki kasların tekrar güçlenmesi ve hareketini kazanma süreci başlar. İlk haftadan sonra nazik germe egzersizleri, izometrik/izotonik güçlendirme yapılıp ekstremitenin yük aktarımı tekrar sağlanır. Tekrar yaralanmayı önlemek için denge ve güçlendirme egzersizleri planlanır.

Tendinitlerde Cerrahi:

Sık tekrarlayan ve tedavilerle iyileşemeyen ağır hasarlı tendinitlerde tendon içi dejeneratif dokuları cerrahi yöntemle temizlemek gerekebilir. Fizik tedaviden fayda görmeyen ekstremite yaralanmalarında MR tetkiki ile hasarın derecesi tespit edilir. Hasarlanan tendon çevresi ve enflamasyon dokusu temizlendikten sonra doku iyileşmesini takiben tekrar fizik tedavi süreci başlar.

Spor yaralanmalarının teşhis ve tedavisi ekip çalışmasını gerektirir. Ekip içinde ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının, spor hekimlerinin, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarının, fizyoterapistlerin ve yaralanan organ ve dokuya yönelik diğer uzmanların olması yerinde olur. 

Yaralanma Sonrası Spora Dönüş

Yaralanmanın türüne göre spora değişik sürelerde ara verilir. Uygun ve yeterli tedavi olmadan zamansız spora dönüş tekrar yaralanmaları artıracak ve spordan daha uzaklaşmaya neden olacaktır.

 Kas-iskelet sistemindeki iyileşmenin yetersizliği ve gecikmesi, yaralanmanın kronikleşmesine ve bu da sportif performansın düşmesine neden olacaktır. Yaralanmanın doğru teşhisi ve tedavisi sonrası tamamen spora dönme sürecinde kademeli olarak yaralanan bölge fizyoterapi eşliğinde yapılan spora özgü hazırlanır. Yaralanan bölgenin enflamasyonu bastırıldıktan sonra hareketinin sağlanmasıyla kontrollü egzersizler başlanır. Bu aşamadan sonra kuvvet, güç ve dayanıklılığı içeren yoğun antrenmanlar başlar. Eğer herhangi bir ağrı ve güçsüzlük hissedilmiyorsa daha önceki yapılan spora, kademeli olarak tam zamanlı dönüş sağlanır.

Aslında profesyonel sporcularda da durum çok benzerlik gösterir. Yaralanmanın başlangıcından spora dönüşe kadar tüm aşamalarda sporcu ile doktor, fizyoterapist tam bir ekip halinde çalışır. Profesyonel ve amatör sporcularda yaralanmaların takım sürecindeki hem maddi hem de zaman kaybı açısından olumsuz etkilemesi nedeniyle, sahaya veya günlük hayata erken dönüş daha da önem arz etmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sağlık Köşesi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.