“Karşınıza çıkan bütün kapıları açın ve oradan öylece yürüyün”

Binlerce yıldır her nesil kendinden sonra gelen nesilin bozulduğu düşünmüştür. Binlerce yıllık yazılarda bile yeni nesillerin saygısız ve her anlamda eski nesilleri arattığı yazılıdır. Örneğin milattan önce 20 yılında Horace tarafından yazılan odes'te "Biz babalarımızdan daha kötü bir nesil olduk ve bizim çocuklarımız da bizden daha kötü bir nesil olacaktır" mealinde bir tespit geçiyor. Günümüzde yine bununla karşı karşıyayız ve "z kuşağı" bozuk bir kuşak olmakla itham ediliyor. Bu yazımda ceşitli örnekler vererek iyisiyle kötüsüyle z kuşağına bakacağız ve sürekli kötülediğimiz kadar berbat bir nesil olmadığını göreceğiz.

   Nedir bu herkesin nefret ettiği z kuşağı, teknik olarak z kuşağı 1997 ve 2012 yılları arası doğan kuşak olarak tanımlanır. Peki ifade olarak nedir bu z kuşağı, özgürlüktür. Mobil iletişimin guru’su olma yolunda ilerleyen nesildir ve bence ilk bilinçli anne baba modeline sahip olan kuşak z kuşağıdır.

Diğer kuşaklar gibi doğduktan sonra teknolojiyle tanışan değil, teknolojinin içine doğan kuşaktır.

  Z kuşağı için teknoloji bir lüks ya da tutku değil, doğal yaşamın getirdiği bir standarttır sadece. Nasıl bir önceki y kuşağı için televizyon ya da telefon bir lüks değil aksine olmadığı zamanları hayal edemedikleri zorunluluklar ise (cep telefonunu ucundan yakaladılar ama telefonun olmadığı bir dünyaya doğmadılar), biz z kuşağı için de dokunmatik ekranlar, internet üzerinden iletişim vs böyledir.

Z kuşağının önemsedikleri arasında; iyi bir eğitim, yaratıcılık ve öznellik, bireyselliğin önemi, ifade özgürlüğü, bilgiye ilk elden erişim, anlayış ve empati yer alıyor. Fazlasıyla meraklı bir kuşağız, gelişmek geliştirmek istiyoruz.

Yabancı dil öğrenmeye en yatkın olan kuşak Z kuşağıdır. Bu kuşak aralığında büyüyen her bir birey gelecekte en az 2 dil öğrenerek yetişecektir.

   Bence biz z kuşağı olarak gelecek nesillerin miladıyız neden derseniz teknoloji başlı başına bir devrim ve biz bu devrimin öncüleriyiz lakin z kuşağı olmanın kötü yanları da bulunmakta; biz y kuşağı ile alfa kuşağının arasında kalmış bir kuşağız, y kuşağı onlara benzememiş olmamıza şaşkın alfa kuşağı ise bizi örnek alan bir kuşak sorun şu ki teknoloji, sosyal hayat dur durak bilmiyor y kuşağı ise bizi durdurma peşinde buda alfa kuşağını kızdırıp bize geri kalmış demelerine yol açıyor.

       Aslında sizin o beğenmeyip, boş işler peşinde, hayalperest dediğiniz z kuşağının üstünde eski yaşam tarzıyla yenisi arasında köprü konumu olma gibi büyük bir yük var ve ikisinin sentezi olan son kuşak. Aynı zamanda y kuşağından daha fazla çoklu görev yetisine sahipler. Mesela bir yandan oyun oynayıp, diğer yandan birini dinleyip aynı zamanda televizyon izleyebiliyorlar. Bu özelliğin iş yaşamlarında önemli bir artı olacağı düşünmekteyim. 

 Z kuşağı kendi doğrularını araştırıp sorgulayarak oluşturuyor. Bu davranışlarının altında yatan ana etken ise gerçeği arama isteği. X ve Y kuşağının aksine birçok farklı görüşe daha anlayışlı bir şekilde bakabiliyorlar. Herkesin bireysel gerçekliğini anlayıp bunun özgürce yaşanabilmesi gerektiğini savunuyorlar. İşte tam da bu nokta da “daha bireysel ama daha evrensel” bir dünya oluşmaya başlıyor nasıl derseniz şöyle ki biz gençler telefona, sosyal mecralara gömüldük yanımızdakilerden koptuk lakin dünyayla bağlantıya girdik. Sosyal mecralar sayesinde farklı din, dil, ideolojiye sahip kişilerle iletişim kurabiliyoruz. Kendi doğrumuzu ararken sadece kendi ülkemizde sınırlı kalmıyoruz aslında dünyayı avucumuza alıp geziyoruz, öğreniyoruz.

  Geçtiğimiz günlerde “Z kuşağı çocukları, lükse ve teknolojiye olan düşkünlükleri, zaman zaman doyumsuzluğa varabilen istekleri, kural tanımaz oluşları gibi nedenlerle aileleriyle iletişimde bazı sorunlar yaşayabiliyorlar” diye bir cümle okudum. Arkadaşlar arkadaşlaaaar biz doyumsuz değiliz sadece eskisine göre şartlar fazlasıyla değişti, gelişti, imkanlar arttıkça ihtiyaçlar arttı. Teknolojiye düşkün değiliz teknoloji bizim göbek bağımız oldu, birlikte doğduk, birlikte geliştik ve birlikte ilerliyoruz ve hatta teknoloji durmak bilmiyor ona yetişmek zor, bizse heyecanlıyız tek yaptığımız şey onu yakalamak bunu da doyumsuzluk diye adlandırmak gerçekten çok yanlış.

  Yazımın sonlarına yaklaşmışken şunu belirtmek isterim hangi kuşak olursan ol hiç fark etmez hepimiz bir gün yaşlanacağız fakat şöyle bir şey var ki biz z kuşağı olarak teknolojiyle büyüyen ve yaşlanan bir kuşak olduğumuzdan benim zannımca artık yaşlanma diye bir kavram kalmadı. Yaşlanma yerini yaş almaya bırakıyor. Demem o ki sizin karaladığınız, beğenmediğiniz, doyumsuz vasıfsız dediğiniz z kuşağı sizi şahlandıracak olandır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sinem Nur Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.