AKCİĞER KANSERİ VE CERRAHİSİ

Prof. Dr. Levent Elbeyli

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi

Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı

  

Akciğer kanseri ülkemizde ve dünyada, erkeklerde ve kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Akciğer kanseri, hava yolunu ve hava keseciklerini örten dokunun kontrolsüz büyümesi ile fonksiyonel ve anatomik bozulmanın olması olarak tanımlanabilir.

 

Erkeklerde nerdeyse birinci sırada yer alırken, kadınlarda da her geçen yıl içinde bir üst sıralara tırmanan akciğer kanseri, yaşam kaybı açısından pankreas kanserinden sonra ikinci sıradadır.

 

Akciğer kanserinin nedenleri

Tütün mamulleri, tehlikeli gazlar, sanayi gazları, hava kirliliği, çevre kirliliği, beslenme bozukluğu ve doğumsal (ailevi) nedenlerdir.

 

Akciğer kanseri belirtileri

Birçok belirti olmakla birlikte akciğer kanserinin en sık görülen nedenleri öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı, bazı normal fonksiyonların azalması veya bozulmasıdır.

 

Akciğer kanseri özellikle 50-60 yaş sonrası daha sık görülmekte olup, hayatımızın normal akışını bozan belirtileri iyi değerlendirmeliyiz. Olumsuz değişimleri yakinen takip ederek bu alandaki hekimlerle hızlıca paylaşmalıyız. Kronikleşen sorunları sıradan ve doğal karşılamamalıyız.

 

Akciğer kanseri, akciğer başta olmak üzere hava yolunu, akciğerin gözeli süngerimsi dokusunu, damarlarını, lenf yollarını ve bezeleri tutmaktadır. Göğüs kafesi içindeki hayati organları ve dokuları etkileyebilmekte, fonksiyonlarını bozmaktadır. Komşuluk, damar, kan yolu ile de vücudun uzak ve başka organ ve yerlerine yayılabilmektedir.

 

Akciğer kanseri tanısı

Belirtilerin mutlaka bir uzman hekim ile paylaşılması önemlidir. Açık ve detaylı bir hikaye önemlidir. Belirtilerin süresi, başlama şekli, etkileri mutlaka bilinerek ortaya konulmalıdır. Detaylı fizik muayene mutlaka yapılmalı, sonrasında radyolojik tanı metotları ve laboratuvar bulguları değerlendirilmelidir.

 

Akciğer sorunlarında ve özellikle akciğer kanserinde kullanılan tanı yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz:

 

Radyolojik yöntemler; düz akciğer grafisi, tomografi, MRI (Manyetik rezonans görüntüleme), PET-BT (Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi) ve sintigrafi, laboratuvar yöntemleri ise rutin kan tetkikleri ve tümör markerleri şeklindedir.

 

Bu yöntemler dışında akciğer patolojilerinde ve hastalıklarında gelişen teknoloji ve bilgi birikimi ile ileri düzeydeki tanı yöntemlerinde endoskopik girişimler; bronkoskopi, EBUS (Endobronşiyal Ultrasonografi), mediastinoskopi) yanında kamera yöntemleri (VATS) ile minimal cerrahi girişimlerdir. Böylece hızlı ve doğru tanı konulması daha mümkün olmakta, radyolojik görüntüleme eşliğinde biyopsilerle de hızlı ve konforlu tanıya ulaşılabilmektedir.

 

Akciğer kanserinde patolojik tanı önemli

Akciğer kanseri şüphesinde, temel amaç öncelikle histo-patolojik tanı koymak ardından hastalığın evresini belirleyerek, evreleme planlamasından sonra da tedavi modellerini değerlendirmek ve karar vermektir.

 

Akciğer kanseri tanısında tedavi

Tıpta hastalık yok hasta vardır. Yani her hasta ayrı ayrı değerlendirilerek, yol almalıdır.

 

Akciğerde kötü huylu bir problem saptandığında, eğer yapılabiliyor ise birinci öncelik cerrahi tedavidir. Tümör tamamı ile temizlenecek şekilde çıkarılabiliyorsa, bu tedavi yaşamı kurtaran ve uzatan en etkin yöntem olmaktadır.

 

Hastalığın öncelikle patolojik tanısı konmalı, doğru evreleme yapılarak erken evrede tanı alan hastaları cerrahi yol ile tedavi şansı verilmelidir. Kimi hastalarda ameliyat öncesi veya sonrası onkolojik tedavi metotları kullanılmaktadır. Kemoterapi-Radyoterapi hastalıksız sağ kalımı artırmada ciddi yararlar sağlamaktadır.

 

Eğer cerrahi düşünülmüyor ya da hasta ameliyat olmayı istemiyor ise yine onkolojik tedavi metotlarına başvurulabilmektedir. Onkolojide de önemli gelişmeler yaşıyoruz.

 

1950’li yıllarda anestezideki modern değişim ve gelişmeler, göğüs cerrahisine önemli roller yüklemiş ve son yıllarda teknolojiyi en çok kullanan alan konumunda gelmiştir. Endoskopik ve robotik yöntemlerle yapılan ameliyatlar, kullanılan cerrahi malzemeler, birçok ek yöntemlerle hastalığın tedavi oranına katkı sağlanmakta ve hasta konforu artmaktadır. Hastaların yoğun bakım şartlarında takibinde ve anestezindeki güven ciddi bir gelişme göstermiştir. Ameliyat sürelerinde kısalma, hastanede yatış süresinde azalma, ameliyat sonrası bakımdaki iyileşme, hemşirelik hizmetlerindeki kalite artışı, fizyoterapi ve beslenme değeri bu iyileşmenin yine önemli bir nedeni olmuştur.  

 

 

 

 

 

 

 

  

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sağlık Köşesi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Pusula Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Pusula Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Pusula Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Pusula Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.